TÜRK DÜNYASI
Yayınlanma : 28 Temmuz 2025 08:20
Düzenleme : 28 Temmuz 2025 08:20

Savunma sanayii diğer kritik alanların da önünü açıyor

Savunma sanayii diğer kritik alanların da önünü açıyor
Savunma sanayii diğer kritik alanların da önünü açıyor.

Sadece ülkemizin değil dünyanın da bu alandaki en önemli etkinliklerinden biri olan 17. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı (IDEF 2025) çok farklı kalemlerde yeni teknolojilerin görücüye çıktığı bir organizasyon oldu.

TRT HABER'den Sertaç Aksan, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu ile IDEF'i konuştu.

Karadeniz’deki sondaj sırasında 3 bin metreye kadar inebilecek şekilde geliştirilen Kaşif’in yeni modeliyle birlikte artık 4 bin 500 metreye inebileceğine işaret ediyor Kumbaroğlu.

Türkiye’nin özellikle dış politikadaki hamlelerine göre arka planda bu tür çalışmalar için büyük çaba sarf edildiğine değiniyor ve “Kazanılan teknolojik kabiliyetlerin sadece askeri sistemlerle kısıtlı kalmadığının en büyük örneklerinden biri Kaşif’in yolculuğu. Ülkemizin talebi olmuş ve Türk mühendisler hemen yerine getirmiş. Bu basit bir örnek. IDEF 2025 kapsamında benzer çok hikaye var. Bu denli teknolojik birikimin farklı alanlarda da meyve vermesi neresinden bakarsanız bakın çok büyük bir olay.” diyor.

Prof. Dr. Kumbaroğlu bu noktada ilginç bir parantez daha açıyor… Türkiye’nin sondaj macerasının ilk başladığı yıllarda Doğu Akdeniz’e giden sondaj gemilerimize askeri platformlarımızın eşlik ettiğini söylüyor.

“Hatırlanacağı üzere Somali’de sismik araştırmalarda bulunan Oruç Reis gemimiz için de bölgeye askeri unsurlarımızı göndermiştik.” ifadesini kullanıyor Kumbaroğlu ve sözlerini şöyle tamamlıyor:

“Savunma sanayiinin güçlü olması enerji bağımsızlığı için bir ön koşul… Bir olmazsa olmaz... Türkiye bunu başardı. Bunu yaparken de diğer sektörler için de ortaya bir sinerji çıktı.

Diğer ülkelerle imzaladığımız enerji anlaşmalarına bakın… Muhakkak hemen yanında savunma iş birliği de imzalanmış oluyor. Çünkü bunlar birbiriyle çok yakın ilişkide. Dünyada gelinen nokta itibariyle enerji belki de hiç olmadığı kadar stratejik bir noktaya yükseldi. Ülkeler bu alanda askeri güçlerini kullanmaktan çekinmeyeceklerini ısrarla vurguluyor.

Sizin da ya da müttefikinizin topraklarında fark etmez... Rezervlerle dolu olmanız eğer askeri bir gücünüz yoksa bir anlam ifade etmiyor. Çünkü o zenginliği size yar etmezler. Ama Türkiye savunma sanayiinde müthiş bir sıçramaya imza attı. Ve buradaki gelişim enerji başta olmak üzere hassas konularda Ankara’nın elini çok ama çok güçlendirdi.”