Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Faruk Ilgaz Tesisleri'nde düzenlenen bir yemekte basın mensuplarıyla bir araya gelerek önemli açıklamalarda bulundu. Başkan Saran, toplantıda yöneticiler Ali Gürbüz, Burçin Gözlüklü ve Gürhan Taşkaya'nın da yer aldığını belirtti.
'ÖNCELİĞİM FENERBAHÇE, BAŞKA BİR ŞEY DÜŞÜNMÜYORUM'
Başkan Saran, mevcut durumda Fenerbahçe'den başka hiçbir şeyi düşünmediğini, ne şirketlerinin ne de işlerinin önceliği olmadığını vurguladı. Ailesinin birinci, Fenerbahçe'nin ise ikinci önceliği olduğunu ifade eden Saran, tamamen takıma odaklandıklarını ve bu nedenle seçim konuşması yapmanın bir faydası olmadığını, mayıs ayına kadar da bu konuda bir düşüncesi olmadığını söyledi. Samandıra'da futbolcularla bir araya geldiklerini ve yemeğin çok sıcak bir havada geçtiğini aktardı.
HAKEM PERFORMANSLARI VE MHK'YE SERT TEPKİ
Saran, hakem performanslarına değinerek, daha önce hakemlerle ilgili konuşmadığı için pişman olmadığını ancak son iki haftada yaşanan garip olaylar nedeniyle sessiz kalmayacağını belirtti. Özellikle Torreira'ya sarı kart verilmemesi gibi durumların kabul edilemez olduğunu ve Merkez Hakem Kurulu'nda (MHK) ciddi bir sorun olduğunu düşündüğünü ifade etti. Ferhat Bey'in MHK'yi kötü yönettiğini ve Torreira'nın tellere tırmanmasına rağmen kart görmediğini, Guendouzi'nin de bu durumu kendilerine söylediğini aktardı. Puanlarının haksız yere gittiğini ve buna isyan etmelerinin normal olduğunu dile getirdi. Kulüplerin yüzde 90'ının MHK'den rahatsız olduğunu vurgulayan Saran, Ferhat Bey'in orada durmasının kendileri için bir muamma olduğunu ve bu durumun federasyona da zarar verdiğini düşündüğünü belirtti. Bu sorunları Taner Sönmezer aracılığıyla federasyona ilettiklerini ve bir dosya hazırladıklarını sözlerine ekledi. Avrupa'da hakemlerle ilgili bu kadar sıkıntı olmadığını ve bu durumun yönetilebilir olduğunu, önerileri olduğunu ve dünyadaki benzerlerini gündeme getirdiklerini söyledi. Ferhat Bey'e ciddi bir destek olduğunu ve bu kadar net hataların olduğu yerde bu durumun onu tutanlara daha çok zarar vereceğini ifade etti.
'GENÇ OYUNCULAR KADIKÖY'DE CİDDİ BASKI ALTINDA'
Sadettin Saran, futbol takımının taraftar önünde oynadığı karşılaşmalarda genç oyuncuların sahada ciddi baskı hissettiğini dile getirdi. Bu konuya dair psikolojik destek ekiplerinin bulunduğunu anlatan Saran, "Genç oyuncularda Kadıköy'de ciddi baskı oluşuyor. Skor bulunamayınca oluşan o uğultu psikolojilerini bozmuyor dersem yalan olur." dedi. Konuyla ilgili uzmanlardan destek aldıklarını ve 11 senenin birikmiş bir hayal kırıklığı ve travması olduğunu, beklentinin çok büyük olduğunu belirtti. Kendi doğasında şampiyonluğa oynamak olduğunu ve bu beklentinin hatalara hoşgörüyle yansımadığını ifade etti. Para yüzünden transferlerin gerçekleşmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını da sözlerine ekledi. Federasyon başkanına güvendiğini ancak yanlış bulduğu şeyler de olduğunu, özünde iyi insan olduğunu ve gizli bir ajandası olmadığını düşündüğünü belirtti. Haziran'da transferlerin süreceğini ve çeşitli projeleri olduğunu, Samandıra ile ilgili de projeler bulunduğunu ve yeni arsalar baktıklarını söyledi. Yakında gelir getiren bir proje açıklayacaklarını ve Emlak Konut ile çalıştıklarını belirtti. Sportif başarı olunca nakit sıkıntısının da azaldığını ve bu nedenle birinci önceliklerinin sportif başarı olduğunu vurguladı.
'GALATASARAY'IN KOLLANDIĞINA İNANIYORUM'
Sadettin Saran, şampiyonluk yolundaki rakipleri Galatasaray'ın kollandığına inandığını söyledi. Sadece adil rekabet istediklerini yineleyen Saran, "Skriniar sakatlanmasa, Alvarez ameliyat olmasa biz yine 3 puan öndeydik o yüzden bunu sadece hakemlere bağlamak benim tarzım değil. Ben bahanelere sığınan bir insan değilim ama bu demek değil ki bir haksızlık yok. Evet ben Galatasaray'ın kollandığına inanıyorum.” şeklinde görüş belirtti. Seçim konusunu düşünmediklerini ama tüm hazırlıkları da yaptıklarını aktaran Saran, her ihtimali düşünüp ona göre çalıştıklarını ve hayatı boyunca pes eden bir karaktere sahip olmadığının altını çizdi. Çok mücadeleci bir insan olduğunu ve kolay pes etmediğini ifade etti. Transfer dönemine de değinerek, En-Nesyri'nin sürpriz olduğunu, Duran ve Sidiki ile devam edeceklerini ancak Duran'ın Bükreş maçında yaptığı hareket sonrası endişelendiklerini söyledi. Devre arasında transfer yapmanın çok zor olduğunu, varsa bir hatanın kendisinin hatası olduğunu belirtti. Orta sahanın birinci öncelikleri olduğunu ve Lookman'ı kendisinin istediğini ancak gerçekleşmediğini söyledi. Sörloth ile görüşüldüğünü ve başka isimler olduğunu ancak onların mayısta geleceklerini söylediklerini belirtti. Darwin Nunez'in de görüştükleri isimlerden biri olduğunu aktardı. Her işi ehline vermeye çalıştıklarını ve transferler konusunda ekip olarak Domenico Tedesco'nun kararıyla hareket ettiklerini dile getirdi. Hiçbir maçın kolay olmadığını hatırlatan Saran, Nelson Semedo dışındaki isimlerin milli arada takıma dönmesini planladıklarını belirtti. Taraftara kalan 9 hafta ile ilgili mesaj veren Saran, En-Nesyri'de yaşadıkları gibi, Dzeko ve Tadic'in geçen sene buruk gittiklerini, olan oldu ama şu 9 haftada takıma destek istediklerini söyledi. Eğer şampiyon olacaklarsa bunun sadece oyuncularla değil, taraftarın da desteğiyle olacağını vurguladı. Kendisini eleştirebileceklerini ancak bu takıma 9 hafta hep birlikte inanıp destek olmaları gerektiğini ifade etti. Ekonomik anlamda Türk kulüplerinin kurtuluş reçetesini ise yapılanmayı Bodo Glimt gibi istemek olarak açıkladı. Türkiye'de oyuncu bulduklarında menajerlerin Türkiye'deki ortamı bildiğinden o paralara oyuncuları alamadıklarını, Türkiye'nin bir pazarı olduğunu belirtti. 18 kulübün bir araya gelerek skala belirleyip prensip anlaşması yapması halinde maaşların düşebileceğini ancak bunun yakın zamanda zor olduğunu söyledi. Kurtuluşun bu olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.



