EKONOMİ
Yayınlanma : 12 Ocak 2026 11:56
Düzenleme : 12 Ocak 2026 11:56

Rüzgar enerjisinde rekor performans: Son 15 yılın en iyisi

Rüzgar enerjisinde rekor performans: Son 15 yılın en iyisi
Türkiye, rüzgar enerjisinde son 15 yılın en güçlü performansını sergiledi. Geçen yıl yaklaşık 2 bin megavatlık kurulumla rekor kırılırken, 2026'da depolamalı tesisler ve somut sonuçlar bekleniyor.

Türkiye, rüzgar enerjisi kurulu gücünde önemli bir başarıya imza atarak son 15 yılın en güçlü performansını sergiledi. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) 16. Genel Kurulu kapsamında açıklamalarda bulunan yetkililer, ülkenin rüzgar enerjisi kurulu gücünün 14 bin 700 megavatı aştığını belirtti.

2023 Yılında İnanılmaz Artış

Geçtiğimiz yılın, rüzgar enerjisi yatırımlarında izin süreçlerinin tamamlanması ve yeni projelerin hazırlık dönemi olarak kayıtlara geçtiği vurgulandı. Bu süreçte yaklaşık 2 bin megavatlık yeni kurulumla son 15 yılın en yüksek performansı elde edildi. Yetkililer, 2026 yılının ise rüzgar santrallerinin faaliyete geçirilmesi, depolamalı tesislerin devreye alınması ve sanayide somut sonuçların görülmesi açısından kritik bir yıl olacağını öngörüyor.

Yenilenebilir Enerji Yatırımları Rekabetçi Hale Geliyor

Dünya genelinde yenilenebilir enerji projelerinde finansmanla ilgili zorluklar yaşanırken, Türkiye'de belirlenen hedefler ve tamamlanan projelerle yatırımların öngörülebilirliğinin artırılması hedefleniyor. Temiz enerjinin artık uluslararası bir gerçek olarak kabul gördüğünü belirten yetkililer, Paris Anlaşması'nın ardından iklim değişikliği, enerji arz güvenliği ve bağımsızlık konularının önem kazandığını ifade etti. Orta Doğu'daki çatışmalar, Rusya-Ukrayna Savaşı ve diğer küresel gerilimler, enerjinin sürdürülebilirliği ve her ülke için stratejik önemi gerçeğini bir kez daha ortaya koydu. Küresel finans krizinin ardından yaşanan para bolluğunun yerini finansal sıkılaşmaya bırakmasıyla birlikte, dünyada finansmana erişimde genel bir zorluk yaşanıyor. Bu durum, sermayenin daha seçici ve karlı alanlara yönelmesine neden oluyor. Bu nedenle, yenilenebilir enerji yatırımları da diğer tüm yatırım alanlarıyla rekabet etmek durumunda kalıyor. Sektörde finansman açısından sürdürülebilirlik ve öngörülebilirlik her zamankinden daha büyük önem taşıyor. Projelerin finansmana daha kolay erişebilmesi için uzun vadeli, açık ve güven veren bir yapıya ihtiyaç duyuluyor. Devletlerin yenilenebilir enerjiye bakışı bu süreçte belirleyici olurken, dünya genelinde kademeli bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye'nin 2035 ve 2053 hedefleri doğrultusunda attığı adımlar, yenilenebilir enerjiye olan ilgiyi artırıyor. Bu hedeflere istikrarlı ve güçlü adımlarla ilerlemek büyük önem taşıyor. Enerji Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun bu süreçte üstlendiği rol kritik. Özellikle depolamalı yenilenebilir enerji projelerine yönelik adımlar, kapsamlı bir proje portföyünün oluşmasına katkı sağlıyor. Bu yaklaşım, hem öngörülebilirliği artırıyor hem de finansman açısından güven verici bir zemin oluşturuyor.