1867 yılında ABD ve Rusya arasında imzalanan anlaşmanın ekonomik sonuçları, zamanla Amerikan ekonomisine milyarlarca dolarlık kazanç sağladı. Rus İmparatorluğu'nun, 'kârsız ve maliyetli' olarak değerlendirdiği topraklardan devasa maden ve enerji yatakları gün yüzüne çıktı.
SEWARD'IN BUZDOLABI'NDAN ALTIN VE PETROLE
Resmi adı Devir Antlaşması olan bu süreç, başlangıçta Amerikan kamuoyunda 'Seward'ın Buzdolabı' olarak alay konusu oldu. Ancak 1896'daki Klondike altın akını ve sonrasında gerçekleşen petrol keşifleri, bölgeyi küresel bir servet merkezi haline getirdi.
RUSYA'NIN ALASKA'DAN VAZGEÇİŞİ
St. Petersburg'a binlerce kilometre uzakta bulunan Alaska'nın, deniz samuru kürk ticaretinin çöküşüyle birlikte Rusya'nın hakimiyetini zorlaştırdığı biliniyor. 1853-1856 Kırım Savaşı sonrası büyük bir mali yük altına giren imparatorluk, bu uzak toprakları koruyacak gücü kaybetti. 1866 yılında İmparator II. Alexander, bölgenin rakip İngiltere'nin eline geçmemesi için satış kararı aldı ve 1,55 milyon kilometrekarelik toprak, 7,2 milyon dolar karşılığında ABD'ye devredildi.
GÜNÜMÜZDEKİ ETKİLERİ
Yaklaşık otuz yıl boyunca askeri kurumlarca ihmal edilen topraklardan, 1896 yılında Yukon bölgesinde bulunan zengin altın yatakları, Amerikan hazinesine büyük bir nakit akışı sağladı. Altın akınının ardından bölgede kereste, çinko, kömür ve devasa petrol rezervleri işletmeye açıldı. Günümüzde Alaska, ABD'nin enerji bağımsızlığında kritik bir rol oynamaya devam ediyor.



