DÜNYA
Yayınlanma : 02 Haziran 2026 09:18
Düzenleme : 02 Haziran 2026 09:18

Kanada'da yer altındaki doğal hidrojen kaynağı keşfedildi

Kanada'da yer altındaki doğal hidrojen kaynağı keşfedildi
Kanada'nın Timmins kentindeki bir altın madeninde, yer altındaki doğal hidrojen gazı ilk kez uzun süreli takiple kaydedildi. Bu keşif, enerji üretimi için önemli bir fırsat sunuyor.

Bilim insanları, Kanada'nın Ontario eyaletine bağlı Timmins kentindeki aktif bir altın madeninde, yer altındaki kayaçlardan sızan doğal hidrojen gazını ilk kez uzun süreli takiple kaydetti.

İLK KEZ KAYIT ALTINA ALINDI

Toronto Üniversitesi ve Ottawa Üniversitesi'nden jeokimyacıların yürüttüğü bu önemli çalışma, 18 Mayıs 2026 tarihinde Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlandı. Araştırma, kıtasal kayaçlardan büyük hacimlerde doğal hidrojen salındığını doğrudan ölçümlerle belgeleyen ilk çalışma olma özelliğini taşıyor. İncelemeler sonucunda, her bir sondaj deliğinin yılda ortalama 0,008 ton hidrojen saldığı tespit edildi. Yaklaşık 15 bin sondaj deliğinin toplamı üzerinden yapılan hesaplamalara göre, alandan yılda 140 tonun üzerinde hidrojen gazı açığa çıkıyor ve bu miktarın 4,7 milyon kilovatsaat enerjiye eş değer olduğu belirlendi. Bu miktar, 400'den fazla hanenin yıllık enerji ihtiyacını karşılayabilecek düzeyde.

DOĞAL PROSESLERLE OLUŞUYOR

Veriler, hidrojen sızıntısının tek seferlik bir patlama olmadığını, sondaj deliklerinin en az 10 yıl boyunca bu çıktıyı koruduğunu gösteriyor. Çalışmanın başyazarı Profesör Barbara Sherwood Lollar, elde edilen verilerin yer altındaki kayaçlardan düşük maliyetli ve yerli bir enerji kaynağı elde etmek adına henüz kullanılmamış kritik fırsatları işaret ettiğini belirtti. Araştırmada, elektrikle sudan ayrıştırılan 'yeşil hidrojen' veya fosil yakıtlardan elde edilen 'gri hidrojen'in aksine, 'beyaz hidrojen'in tamamen doğal süreçlerle oluştuğu vurgulandı. Gaz, yer altındaki suyun demir ve magnezyum açısından zengin kayaçlarla reaksiyona girmesi sonucu meydana geliyor. Uzmanlar, hidrojenin mevcut maden sahalarında bulunmasının, uzun nakliye hatları ve büyük depolama tesisleri gereksinimini azaltabileceğini veya tamamen ortadan kaldırabileceğini ifade etti. Araştırma henüz ticari bir üretim aşamasında değil, ancak elde edilen veriler gelecekteki ekonomik fizibilite değerlendirmeleri için önemli bir referans oluşturuyor.