GÜNDEM
Yayınlanma : 27 Eylül 2025 11:47
Düzenleme : 27 Eylül 2025 11:47

Rize'de Vali Baydaş'ın erken tahliye kararı 300 canı kurtardı

Rize'de Vali Baydaş'ın erken tahliye kararı 300 canı kurtardı
Rize'de Vali İhsan Selim Baydaş'ın aldığı erken tahliye kararı, 355 kg/m² yağışın yol açtığı selde yaklaşık 300 kişinin hayatını kurtardı. Dere temizliği ve iklim eylem planı da felaketin etkisini azalttı.

Rize'de etkili olan yoğun yağışın ardından meydana gelen sel felaketinde, Rize Valisi İhsan Selim Baydaş'ın aldığı erken tahliye kararı sayesinde ölümlü bir olay yaşanmadı.

ERKEN MÜDAHALE HAYATLARI KURTARDI

Meteoroloji ve DSİ verilerini titizlikle analiz eden Vali Baydaş, saat 01.48'de riskli bölgelerdeki vatandaşları tahliye etme kararı aldı. Güvenlik güçlerinin de desteğiyle gerçekleştirilen tahliyeler sayesinde, sabah saat 05.00 sularında metrekareye düşen 355 kilogram yağışın yol açtığı dev selin tahliye edilen bölgelerde can kaybına neden olması engellendi. Uzmanlar, erken müdahale olmasaydı yaklaşık 300 kişinin hayatını kaybedebileceği uyarısında bulundu.

SEL ÖNCESİ HAZIRLIKLAR VE EYLEM PLANI

Vali Baydaş, sel öncesinde yapılan dere ve menfez temizliği çalışmalarının büyük zararları önlediğini vurguladı. İki yıldır devam eden bu çalışmalar sayesinde suların engellere takılmadan akması sağlandı ve felaketin boyutunun daha da büyümesi engellendi. Öte yandan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Karadeniz Bölgesi'ndeki sel ve heyelanlara karşı Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu ve Samsun illerini kapsayan 15 maddelik “İklim Değişikliği Eylem Planı”nı hazırladı. Bu plan çerçevesinde, 19 bin akar dere ve 131 bin kuru dere üzerinde inceleme yapıldığı ve riskli bölgelerdeki 1950 binanın acilen taşınması gerektiği tespit edildi.

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YENİ BİR YAKLAŞIM

Rize Belediye Başkanı Rahmi Metin, kentsel dönüşüm süreçlerine farklı bir perspektif getirdi. Sosyoloji eğitiminin de etkisiyle, dönüşüm projelerinde hak sahiplerinin eski konumlarına göre kura yöntemiyle yerleştirilmesini önerdi. Metin, bu yöntemin özellikle TOKİ projelerinde uygulanabileceğini belirtti. Yetkililer ayrıca, afet riski taşıyan yapılarda mülkiyet haklarının esnetilmesi gerektiğine ve riskli alanlarda mülkiyetin sınırsız kullanılmaması gerektiğine dikkat çektiler. Hukukçular ise dönüşüm süreçlerinde her bölgeye özel dağıtım mekanizmalarının geliştirilmesinin zorunlu olduğunu vurguladılar.