Reklam Kuruluna, özellikle aldatıcı ve zararlı içerikleri engelleme konusunda tanınan 'içeriği çıkarma ve erişimi engelleme' yetkisi, Anayasa Mahkemesi tarafından 'Anayasa'ya uygun' bulundu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), bu yetkinin Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia ederek Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.
YETKİNİN SINIRLARI VE KANUNİ ÖLÇÜTLER MESELESİ
CHP'nin iptal talebinde, Reklam Kurulunun elindeki 'içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi' karar verme yetkisinin sınırlarının yeterince çizilmediği ve bu yetkiye ilişkin 'yeterli kanuni ölçütlerin' öngörülmediği savunuluyordu. Bu durumun, ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceği endişesi dile getiriliyordu.
ANAYASA MAHKEMESİNDEN GEREKÇELİ KARAR
Anayasa Mahkemesi ise yaptığı inceleme neticesinde, söz konusu düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmetti ve iptal istemlerini reddetti. Mahkeme'nin karar gerekçesinde, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un tüketicinin sağlığını, güvenliğini ve ekonomik çıkarlarını korumaya yönelik düzenlemeler içerdiği vurgulandı. Reklam Kurulunun, ticari reklamlara yönelik durdurma, düzeltme, idari para cezası verme ve son çare olarak içeriğin çıkarılması ya da erişimin engellenmesi gibi tedbirleri uygulama yetkisinin 'kanunla getirilen bir düzenleme' olduğu belirtildi. Özellikle aldatıcı, yanıltıcı, şiddete özendirici, kamu sağlığını bozucu, çocukları, yaşlıları ve engellileri istismar edici içeriklerin yayımının önlenmesinin, kamu düzeninin sağlanması ve kişilik haklarının korunması gibi 'meşru bir amaca' dayandığı sonucuna varıldığı ifade edildi. Bu çerçevede, öngörülen sınırlamanın anayasal anlamda meşru bir amaca hizmet ettiği sonucuna ulaşıldı.



