Milton Keynes merkezli Red Bull ekibi, bu sezon Ford ile yaptığı iş birliği çerçevesinde ilk kez kendi güç ünitesini üretmeye başladı. Red Bull Powertrains (RBPT) tarafından geliştirilen bu motor, Racing Bulls takımı tarafından da kullanılıyor. Amerikalı otomotiv devi Ford'un 20 yılı aşkın bir aradan sonra Formula 1'e dönüş yaptığı bu ortaklıkta, başlangıçta beklentiler oldukça düşüktü. Sezon öncesi testlerde ve ilk iki yarışta bazı dayanıklılık sorunları yaşansa da güç ünitesi, ilk öngörülerin ötesinde bir performans sergiledi.

Beklentilerin Ötesinde Performans
Çin Grand Prix'si öncesinde açıklamalarda bulunan Racing Bulls pilotu Liam Lawson, Red Bull güç ünitesi üreticisinin ortaya koyduğu çalışmayı "olağanüstü bir iş" olarak nitelendirdi. Melbourne'de yaşanan sorunlara da değinen Lawson, "Melbourne'de bazı problemler yaşadık ve ne yazık ki Red Bull tarafında da bir araç yarış dışı kaldı. Yeni kuralların geldiği bir dönemde bu tür sorunlar beklenebilir ama artık daha fazla anlayış var. Bir yıl öncesine baktığımızda durum çok farklıydı," ifadelerini kullandı.
Güven ve Gelecek Vizyonu
Lawson, başlangıçtaki güvensizliğe rağmen mevcut durumdan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "O dönemde çok olumlu şeyler duymuyorduk ve açıkçası çok da güvenmiyorduk. Ama şimdi baktığınızda oldukça güçlü bir üniteye sahibiz," dedi. Avustralya'daki sezon açılış yarışında puan alamasa da takım arkadaşı Arvid Lindblad'ın Formula 1'deki ilk yarışında puan almayı başarması, Lawson'a göre olumlu bir tablo çiziyor. "Önümüzde olumlu bir tablo var. Sezon boyunca öğrenmeye ve daha fazla performans göstermeye devam edeceğiz. Zaten hedefimiz de bu," diye ekledi. Lawson, Çin'de hem sprint yarışında hem de ana yarışta yedinci sırayı elde ederek iyi bir tempo yakaladı.


