ABD Merkez Bankası'nın (Fed) haziran ayı politika toplantısına ait tutanaklar, enflasyonla mücadelede gözlerin yeniden faiz artırımına çevrilebileceği sinyallerini verdi. Bazı Fed yetkililerinin, özellikle Ortadoğu'daki savaşın enflasyon üzerindeki potansiyel etkileri nedeniyle faiz artırımı için gerekçe gördüğü ortaya çıktı. Tutanaklarda yer alan "Bazı katılımcılar, bu gelişmeler ışığında federal fonlama faizi hedef aralığının artırılması için gerekçe bulunduğunu belirtti." ifadesi, piyasalarda yeni bir faiz artışı beklentisini güçlendirdi.
GİZLİ GERİLİM VE SABİT FAİZ KARARI
Bu şaşırtıcı gelişmelere rağmen, Fed yetkilileri 16-17 Haziran'daki toplantıda faizleri sabit tutma kararını oy birliğiyle almıştı. Banka, politika faizini üst üste dördüncü kez değiştirmeyerek yüzde 3,50-3,75 aralığında tuttu. Tutanaklar, Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh yönetimindeki ilk faiz kararına ilişkin önemli ipuçları barındırmasıyla piyasalar tarafından yakından takip edildi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Jerome Powell'ın yerine aday gösterdiği Warsh'ın, son toplantıda yetkililer arasında "iyi bir aile kavgası" yaşandığını belirtmesi, alınan kararın ardındaki tartışmaların boyutunu gözler önüne serdi. Faiz artışını değerlendiren bazı politika yapıcıların dahi mevcut faiz aralığının korunmasını desteklemesi dikkat çekiciydi.
EKONOMİNİN KARANLIK SENARYOLARI VE ENFLASYON BASKISI
Fed yetkilileri, ABD ekonomisine ilişkin farklı ve endişe verici senaryoları da masaya yatırdı. Tutanaklara göre, neredeyse tüm katılımcılar, enflasyonun yüksek kalması ve istihdam piyasasının güçlü seyrini sürdürmesi halinde para politikasında bir miktar sıkılaşmanın yani faiz artışının gerekli olabileceğini ifade etti. Bu değerlendirme, iş gücü piyasasının istikrarlı kalmasına rağmen yapay zeka kaynaklı talep artışı, Ortadoğu'daki savaşın yarattığı belirsizlikler veya Trump'ın uyguladığı gümrük tarifeleri gibi unsurlar nedeniyle fiyat artışlarının yüksek seyretmesi halinde faiz artışının gündeme gelebileceği anlamına geliyor. Fed'in geçen ay yaptığı açıklamada enflasyonun kısmen enerji fiyatlarını artıran arz şokları nedeniyle yüksek seyrettiğini belirtmesi ve bu arz şoklarının Trump'ın İran'a yönelik politikalarıyla bağlantılı olduğu ifade edilmişti. Warsh'ın da toplantı sonrasında "çok yüksek" maliyetlerle mücadele edeceklerini vurgulayarak Fed'in fiyat istikrarını sağlama hedefini yinelemesi, bu baskının devam ettiğini gösteriyor. ABD'de fiyat artışları, pandemi döneminden bu yana Fed'in yüzde 2'lik hedefinin oldukça üzerinde seyrediyor; enflasyon 2022'de yaklaşık yüzde 9 ile zirveye ulaşmıştı. Fed'in son açıklamasında faizlerin yönüne ilişkin ileriye dönük yönlendirmeye yer verilmemesi, piyasaların merkez bankasının düşünce yapısına dair daha fazla ayrıntı arayışına girmesine neden oldu. CFRA'dan Sam Stovall'ın belirttiği gibi, yatırımcılar tutanaklarda "ne kadar ayrıntı açıklanacağını" ve para politikasının geleceğine ilişkin ipuçlarını görmek istiyor. Petrol fiyatlarındaki son hareketlilik de bu endişeleri körüklüyor; kısa süreli ABD-İran anlaşmasının ardından düşen fiyatlar, tarafların karşılıklı saldırıları ve Trump'ın ateşkesin "bittiğini" açıklamasıyla yeniden yükseldi. Bu durumun, maliyetlerin ekonomiye yayılmasıyla enflasyonda yeni bir artışa yol açabileceği değerlendiriliyor.



