Türkiye'nin kadın odaklı yayın organı Pembe Pusula Gazetesi, 15. kuruluş yıl dönümünü ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutluyor. Genel Yayın Yönetmeni Neslihan Çelik Alkoçlar, gazetenin kurulduğu günden bu yana kadınların eşitlik, adalet ve hak mücadelesinin sesi olmayı sürdürdüğünü belirtti. Alkoçlar, gazetenin kadınların sorunlarını gündeme taşıyan ve çözüm arayışlarına katkı sunan öncü bir misyon üstlendiğini vurguladı.
KADINLAR ERKEK EGEMEN ZİHNİYETE KURBAN EDİLİYOR
Alkoçlar, 15. yıl dönümünün sadece bir gazetenin kuruluşunu değil, aynı zamanda kadınların varoluş mücadelesini, özgürlük arayışlarını ve toplumsal hayattaki güçlü varlığını da kutlamak anlamına geldiğini ifade etti. Gazetenin, kadınlara cesaret verdiğini ve onların yaşam hikayelerini sayfalarına taşıdığını belirten Alkoçlar, son 15 yılda hayatını kaybeden 4500 kadının anısını yaşatarak, kadın cinayetleri ve cezasızlıkla mücadelede farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Dünyadaki çatışmalar ve şiddet olaylarının, özellikle kadın ve çocukların mağduriyetini artırdığına dikkat çeken Alkoçlar, İran'daki okul saldırısı ve Filistin'deki zulmün, kadınların karşı karşıya olduğu riskleri gözler önüne serdiğini belirtti. Kadına yönelik şiddet, aile içi istismar, ekonomik eşitsizlik ve kadın cinayetlerinin çağın en ağır insan hakları ihlalleri arasında yer aldığını vurgulayan Alkoçlar, erkek egemen zihniyetin kadınları kurban etmeye devam ettiğini dile getirdi.
GAZETECİLİK TOPLUMUN VİCDANINI CANLI TUTAR
Neslihan Çelik Alkoçlar, "Kadın varsa toplum vardır" ilkesiyle hareket ettiklerini ve kadınların sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal hayatta daha güçlü temsil edilmesi için mücadele ettiklerini söyledi. Yaşamdan koparılan tüm kadınları saygı ve özlemle anan Alkoçlar, kadın cinayetlerinin istatistik değil, yarım kalmış hayatların hikayeleri olduğunu belirtti. Özgecan Aslan, Pınar Gültekin, Emine Bulut gibi isimlerin toplumsal şiddetin sembolü haline geldiğini hatırlatan Alkoçlar, gazetenin temel ilkesinin kadınların sesi olmak, hikayelerini anlatmak ve adalet talebini görünür kılmak olduğunu vurguladı. Gazeteciliğin toplumun vicdanını canlı tutabildiği ölçüde büyüyeceğine inandıklarını belirten Alkoçlar, kadına yönelik şiddet gibi sorunları ve bu sorunların baş aktörlerinin karanlık yüzlerini ifşa etmeyi, dünyayı güzelleştiren kadınların hikayelerini yaşatmayı sorumlulukları gereği gördüklerini ifade etti. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde bir kez daha kadınların sesi olmaya, adalet arayışını görünür kılmaya ve kadınların yaşam hakkını savunmaya devam edeceklerini söz veren Alkoçlar, "Kalem sustuğunda karanlık büyür. Kadın yazdığında tarih değişir." diyerek sözlerini tamamladı.



