EKONOMİ
Yayınlanma : 21 Mart 2026 13:20
Düzenleme : 21 Mart 2026 13:20

Orta Doğu gerilimi fosil yakıtların kırılganlığını gözler önüne serdi: Yenilenebilir enerjiye acil geçiş şart!

Orta Doğu gerilimi fosil yakıtların kırılganlığını gözler önüne serdi: Yenilenebilir enerjiye acil geçiş şart!
REN 21 İcra Direktörü Rana Adip, Orta Doğu'daki gerilimin fosil yakıtların kırılganlığını gösterdiğini, yenilenebilir enerjinin ise enerji güvenliği ve ekonomik istikrar için şart olduğunu belirtti. Güçlü siyasi iradeyle bu alana yatırım ya

21. Yüzyıl Yenilenebilir Enerji Politika Ağı (REN 21) İcra Direktörü Rana Adip, Orta Doğu'daki tırmanan gerilimin, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden küresel enerji arzında yaşanabilecek olası aksamalara dair endişeleri yeniden alevlendirdiğini belirtti. Adip, yaşanan jeopolitik krizlerin, fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerinin ne denli kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.

Fosil Yakıt Zincirinin Kırılganlığı

Adip, fosil yakıtların çıkarılması, taşınması ve ticaretinin sürekli bir zincir oluşturduğunu ve bu zincirin herhangi bir halkasında meydana gelecek bir aksamanın küresel ekonomi üzerinde geniş çaplı etkiler yaratabileceğini ifade etti. Orta Doğu'daki mevcut savaşın, bu kırılganlıkların ne kadar hızlı fiyat şoklarına ve ekonomik belirsizliğe dönüşebileceğini gösterdiğini belirten Adip, yenilenebilir enerji sistemlerinin ise bu risklerden uzak olduğunu söyledi. Kurulduktan sonra yakıt maliyetini ortadan kaldıran yenilenebilir enerji kaynakları, enerji fiyatlarının daha istikrarlı olmasını sağlarken, küresel piyasalardaki dalgalanmalara karşı da direnç gösteriyor. Güneş, rüzgar ve su gibi yerel kaynaklar, uluslararası tedarik yollarına veya jeopolitik dinamiklere bağlı olmayan bir enerji güvenliği sunuyor.

Yenilenebilir Enerjinin Ekonomik ve Sosyal Faydaları

Fiyat istikrarının ötesinde, yenilenebilir enerjinin yaygınlaşmasının daha geniş ekonomik ve sosyal faydalar sağlayacağını dile getiren Adip, bu altyapıya yapılan yatırımların yerel ekonomik kalkınmayı, istihdam yaratmayı ve yeni sanayi değer zincirlerinin oluşmasını desteklediğini vurguladı. Aynı zamanda hava kirliliğini ve buna bağlı sağlık maliyetlerini azaltarak, karbondioksit emisyonlarını düşürerek iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağladığına dikkat çekti. Toplulukların enerji bağımsızlığını artırdığına ve yerel enerji sistemlerine daha aktif katılım gösterdiğine değindi. Adip, Rusya-Ukrayna savaşının ardından Avrupa'nın tepkisinin, yenilenebilir enerjinin hızla yaygınlaştırılmasının fosil yakıt ithalatını ve jeopolitik riskleri azaltabileceğini gösterdiğini hatırlattı.

Güçlü Siyasi İrade ve Gelecek Vizyonu

Adip, yenilenebilir enerji sistemlerinin genişletilmesinin artık sadece bir iklim politikası olmaktan çıktığını, uzun vadeli enerji güvenliği ve ekonomik istikrarın temel bir unsuru olarak görülmesi gerektiğini belirtti. Ancak bu faydaların gerçekleşmesi için güçlü ve sürdürülebilir bir siyasi iradenin şart olduğunu vurgulayan Adip, hükümetlerin yenilenebilir enerji yatırımlarını yavaşlatan yapısal engelleri kaldırması, sektörler arası politikaları uyumlu hale getirmesi ve dönüşümü destekleyen düzenleyici çerçeveleri güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Aksi takdirde ekonomilerin fosil yakıt temelli enerji sistemlerinin yarattığı oynaklık ve jeopolitik risklere maruz kalmaya devam edeceğini aktardı. Gerçek enerji güvenliği stratejisinin bir sonraki fosil yakıt tedarikçisini bulmak değil, fosil yakıtlara artık bağımlı olmayan bir enerji sistemi kurmak olduğunu belirten Adip, bu hedefe ulaşmak için yenilenebilir enerji yatırımlarının önündeki engellerin kaldırılması, politikaların uyumlu hale getirilmesi ve yatırım ölçeğinin hızının artırılması gerektiğini sözlerine ekledi. Hükümetlerin doğru politikaları oluşturarak, fosil yakıt sübvansiyonlarını aşamalı olarak kaldırarak ve yatırımları yenilenebilir enerjiye yönlendirerek bu dönemin sunduğu fırsatı değerlendirmesi gerektiğini savundu.