OPEC+ ittifakı, küresel piyasadaki dengeyi gözeterek ağustos ayından itibaren petrol üretimini günlük yaklaşık 188 bin varil artırma yönünde ön bir anlaşmaya vardı. Bu karar, piyasa analistlerinin ve enerji ekonomistlerinin yakından takip ettiği bir gelişme olarak öne çıkıyor.
ÜRETİM ARTIŞI VE PİYASA ETKİLERİ
Reuters'ın müzakerelerden haberdar kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, bu önemli kararın 5 Temmuz Pazar günü çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek toplantıda resmiyet kazanması bekleniyor. Eğer anlaşma onaylanırsa, bu durum haziran ve temmuz aylarında zaten uygulanan üretim artışlarının devamı niteliğinde olacak. OPEC ve Rusya'nın başını çektiği bu ittifak, nisan ile temmuz ayları arasında toplamda günlük yaklaşık 800 bin varillik bir üretim yükselişi kaydetmişti. Kaynaklar, bu ek arzın, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan ihracatın yeniden başlamasıyla birlikte küresel petrol fiyatları üzerindeki baskıyı artırabileceği yorumunu yapıyor. Şu an itibarıyla Brent petrolü varil başına 72 doların hemen altında işlem görüyor.
BAE'NİN AYRILIŞI VE KARTEL DİNAMİKLERİ
Bu gelişmelerin ortasında, dünyanın en büyük petrol üreticilerinden BAE'nin kotalara yönelik itirazları sonrası 28 Nisan'da OPEC ve genişletilmiş OPEC+ grubundan çekilme kararı dikkat çekiyor. BAE'nin bu ayrılığı, grubun gelecekteki politikaları ve piyasa üzerindeki etkisi açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Analistler, BAE'nin kotalara yönelik hoşnutsuzluğunun 2021'e dayandığını ve ülkenin altyapı yatırımlarıyla üretimini artırma hedefinin, Suudi Arabistan ve müttefiklerinin piyasa şekillendirme çabalarını zorlayabileceğini belirtiyor. Ayrıca, Irak ve Kazakistan gibi ülkelerin de kotaları aşma suçlamalarıyla karşı karşıya kalması, gruptan olası başka ayrılıklar konusunda endişeleri artırıyor. OPEC, küresel ham petrol üretiminin yaklaşık yüzde 38'ini ve dünya petrol ihracatının yarısından fazlasını kontrol ediyor.



