Nottingham sokaklarının üzerinde yankılanan gündelik yaşamın karmaşası, yerin kilometrelerce altında sessiz sedasız varlığını sürdüren devasa, el yapımı bir imparatorluğu gizliyordu. Yapılan son arkeolojik çalışmalar, şehrin altındaki bu gizemli labirentte kayıtlı mağara sayısının tam 1.000'e ulaştığını ortaya koydu. Nottingham'ın üzerine kurulduğu yumuşak kumtaşı zemininin, yüzyıllar boyunca insan eliyle oyularak adeta bir 'yer altı şehri'ne dönüştüğü anlaşıldı.
TARİHİN GİZLİ KATMANLARI ORTAYA ÇIKTI
Arkeologların inanılmaz bir titizlikle yürüttüğü araştırmalar, Nottingham'ın sadece bir şehir değil, aynı zamanda yaşayan bir tarih müzesi olduğunu kanıtlar nitelikte. Bu devasa ağ, her biri tarihin farklı bir dönemine ışık tutan sayısız yapıyı barındırıyor. Orta Çağ'dan kalma atölyeler, stratejik öneme sahip bira mahzenleri ve hatta geçmişte insanların barındığı gizli konutlar, bu 'yer altı şehrinin' sadece küçük bir kısmı. II. Dünya Savaşı'nın dehşetinden kaçan binlerce insanı barındıran devasa hava saldırısı sığınakları da tarihin bu karanlık sayfalarına tanıklık ediyor.
BİLİNMEYENE DOĞRU DERİN KAZI
Son keşifler arasında, Derby Yolu'ndan başlayıp ucu bucağı henüz belirlenemeyen devasa bir tünel ve 18. yüzyıldan kalma terk edilmiş kum madenleri de yer alıyor. Bu keşifler, şehrin altındaki gizem perdesini aralamaya devam ediyor. 2008 yılında resmi kayıtlar tutulmaya başlandığında, yer altında sadece 425 mağara olduğu tahmin ediliyordu. Ancak bugün bu rakamın 1.000'i aşması, tüm beklentileri altüst etti. Sadece son bir yıl içinde yaklaşık 80 yeni yer altı bölgesi tespit edildi. Şehir arkeoloğu Scott C. Lomax'ın da belirttiği gibi, 'Hâlâ bulunacak ve anlaşılacak çok şey var.' Bu projenin yalnızca turistik bir cazibe merkezi yaratmakla kalmayıp, aynı zamanda unutulmuş bu mağaraların tam konumlarını belirleyerek modern yapıların temellerini sağlamlaştırmak ve kültürel mirası korumak gibi hayati pratik amaçları da bulunuyor. Bir zamanlar 'kayıp' olarak nitelenen bu alanlar, artık Nottingham'ın en değerli mirası olarak kabul ediliyor. Şehrin altında keşfedilmeyi bekleyen binlerce yeni hikaye, ziyaretçilerini adeta bir zaman makinesiyle Orta Çağ'a taşıyor.



