Eski İsrailli istihbaratçı Ari Ben-Menashe, Jeffrey Epstein'in sahip olduğu ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun elinde bulunduğunu iddia ettiği gizli dosyaların, ABD ile İran arasındaki olası bir diplomatik anlaşmayı sabote etmek için kullanılabileceği yönünde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ben-Menashe, bu bilgilerin kamuoyuna sızdırılma ihtimalinin Netanyahu tarafından bir tehdit olarak kullanılacağını öne sürdü.

EPSTEIN DOSYALARI BİR SABOTAJ KOZU MU?
Katıldığı bir televizyon programında konuşan Ben-Menashe, Netanyahu'nun ABD ve İran arasındaki yakınlaşmayı engellemek amacıyla Epstein'in 'kara arşivini' kullanmaya hazırlandığını belirtti. Eski istihbaratçı, İsrail Başbakanı'nın bu hassas bilgileri şu ana kadar gizli tuttuğunu ancak diplomatik bir anlaşma zemini oluşması durumunda 'kamuoyuna açıklama' tehdidini devreye sokabileceğini iddia etti. Ben-Menashe, "Eğer Amerikalılar ve İranlılar arasında gerçek bir anlaşma yoluna girilirse, Netanyahu bunu sabote etmek için Trump dahil hükümet yetkililerini hedef alan, daha önce hiç görülmemiş hassas materyalleri sızdırabilir" dedi.

EPSTEIN BİR 'ARAÇ' MIYDI?
İddianın en dikkat çekici noktalarından biri, Jeffrey Epstein'in bu süreçte bir 'araç' olarak kullanıldığı yönündeki tespitler. Ben-Menashe, Amerikan hükümet yetkililerinin İsrail istihbarat mekanizmaları tarafından bilinçli bir şekilde Epstein aracılığıyla tuzağa düşürüldüğünü iddia etti. "Jeffrey Epstein, onları tuzağa düşürmek için kullanılan araçlardan biriydi. Elinde sadece Trump değil, diğer birçok yetkiliye ait, halkın henüz görmediği yeni materyaller var" şeklinde konuştu. Bu iddialar, Trump yönetiminin savunma bütçesi ve İran'a yönelik sert politikalarının arkasındaki olası 'itici gücü' yeniden gündeme getirdi. Analistler, Netanyahu'nun bu 'şantaj' gücünü kullanarak Washington'ı kendi bölgesel stratejilerine, özellikle de bir İran savaşına zorlayıp zorlamadığını sorguluyor.


