Murat Anar, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in zirveyi Gebele'de düzenleme tercihinin dikkat çekici olduğunu belirtti.
STRATEJİK MESAJLAR
Anar, "Aliyev'in belli bir zirve şehri yok. Bir gün Karabağ'da, bir gün Şuşa'da, bir gün Bakü'de, bir gün de 100 bin nüfuslu Gebele'de yapıyor. Bu stratejiyle, Azerbaycan'ın kalkınmasının her köşeye yayıldığını gösteriyor. Ayrıca Gebele'nin Rusya sınırında olması, son dönemde yaşanan Azerbaycan-Rusya gerilimine karşı diplomatik bir mesaj niteliğinde" ifadelerini kullandı. Zirve sonrası Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, düşürülen yolcu uçağıyla ilgili Azerbaycan'dan özür dilemesini ve tazminat ödemeyi kabul etmesini, Anar "Türk diplomasisinin başarısı" olarak nitelendirdi.
TÜRK DÜNYASININ BİRLİĞİ GÜÇLENİYOR
Anar, zirvede alınan kararların Türk dünyasının birliğini güçlendireceğini belirtti. Bu kararlar arasında ortak alfabe çalışmalarının hızlanması, Cengiz Aytmatov'un hayatının ortak alfabe ile basılacak bir eserle anlatılması, Oğuznamelerin yayımlanması, Suriye ve Filistin'de barıştan yana duruşun sürdürülmesi, KKTC'nin Türk dünyasının vazgeçilmez bir parçası olduğunun vurgulanması, Azerbaycan'da ortak askerî tatbikat çağrısı yapılması ve Türksoy'un güçlendirilmesi ile teşkilat dışı ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesi yer alıyor. Anar, bu kararları "Türk'ün mührünü dünyaya vuran adımlar" olarak değerlendirdi.
KKTC VE TÜRK DÜNYASININ BÜTÜNLÜĞÜ
Kamuoyunun beklentisinin aksine KKTC'nin Türk Devletleri Teşkilatı'na (TDT) daimi üye olarak kabul edilmemesine değinen Murat Anar, "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti adıyla resmen tanınmadığı sürece, kardeş Türk devletleri arasında Türk Dünyası'nın yumuşak karnı KKTC olacak" dedi. Anar'a göre Türk dünyasının bütünlüğü ancak karşılıklı tanıma, ortak duruş ve güvenlikte birlikle sağlanabilir. Tokayev ve Vahabzade'den ilham alan Anar, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in, Azerbaycan'ın büyük şairi Bahtiyar Vahabzade'nin "Bir Türk'ün bir Türk'e düşman olmaya hakkı yoktur" mısrasını hatırlatarak yaptığı konuşmayı zirvenin en anlamlı mesajı olarak değerlendirdi. "Bu söz, Türk Devletleri Teşkilatı'nın ana felsefesidir," diyen Anar, Türkmenistan Devlet Başkanı'nın yıllar sonra Azerbaycan'a gerçekleştirdiği ziyareti de bu anlayışın bir sonucu olarak yorumladı. Anar, yazısında Türk kimliğinin sadece etnik bir kavram değil, adalet, merhamet ve mazlumun yanında durma bilinci olduğunu vurgulayarak, "Türk, Türk'e düşman olmayacak ki KKTC'nin hakkı korunsun. Türk, Türk'e düşman olmayacak ki Filistin'de, Suriye'deki mazlumun yüzü gülsün. Türk, Türk'e düşman olmayacak ki Balkanlar'dan Doğu Türkistan'a kadar Türk'ün sesi gür çıksın." ifadelerini kullandı.



