GÜNDEM
Yayınlanma : 12 Temmuz 2026 07:56
Düzenleme : 12 Temmuz 2026 07:56

MİT'in ortaya çıkardığı sır: Arif Necip Kaskatı'nın kanlı sonu

MİT'in ortaya çıkardığı sır: Arif Necip Kaskatı'nın kanlı sonu
MİT, 1931-1950 arası Bulgaristan'da Türkiye aleyhindeki faaliyetlere karşı mücadele eden Arif Necip Kaskatı'nın ilk kez fotoğrafını paylaştı. Kaskatı, bir Bulgar ajanı yüzünden kurulan pusuda şehit düştü.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), geçmişin derinliklerine ışık tutan önemli bir paylaşımda bulundu. Teşkilat, 1931-1950 yılları arasında Bulgaristan'da Türkiye aleyhindeki faaliyetlere karşı verilen mücadelede kilit rol oynayan Arif Necip Kaskatı'nın fotoğrafını ilk kez kamuoyuyla paylaştı. Bu tarihi kare, MİT'in resmi internet sitesindeki "Özel Koleksiyon" sekmesinin "Fotoğraflar" bölümünde yerini aldı.

BULGARİSTAN'DAKİ MÜCADELE VE ŞEHADET

1901 Razgrad doğumlu Arif Necip Kaskatı, Milli Emniyet Hizmeti (MAH) bünyesinde Bulgaristan'daki Türkiye karşıtı faaliyetleri yakından takip eden bir isimdi. Bulgarcayı akıcı konuşması ve Bulgaristan'daki Türk soydaşlar arasında "Bay Hristo" lakabıyla tanınması, onun bu topraklardaki etkisini gözler önüne seriyor. Gazetelerin Trakya muhabirliğini de üstlenen Kaskatı, görev süresi boyunca sağlam karakteri ve vatanseverliğiyle öne çıktı. Ancak, çift taraflı çalıştığı düşünülen bir Bulgar ajanı yüzünden hayatı trajik bir şekilde son buldu. Haziran 1950'de Bulgaristan sınırından Edirne'ye geçmeye çalışırken Bulgarlar tarafından kurulan bir pusuya düşerek şehit edildi. Bu fedakâr istihbaratçının ruhu şad olsun.

MİT'İN TARİHİ ARŞİVİNDEN BİR KARE

MİT'in bu paylaşımı, teşkilatın sadece günümüzdeki operasyonlarıyla değil, aynı zamanda geçmişteki kahramanlıklarıyla da hafızalarda yer edindiğini gösteriyor. Arif Necip Kaskatı gibi isimlerin hikayeleri, vatan savunmasının ne denli çetin şartlarda verildiğinin bir kanıtı niteliğinde. Fotoğrafın ortaya çıkmasıyla birlikte, bu isimsiz kahramanın mücadelesi ve fedakarlığı daha geniş kitlelerce öğrenilmiş oldu. Bu tür tarihi belgelerin korunması ve paylaşılması, milli hafızanın canlı tutulması açısından büyük önem taşıyor.