Milli İstihbarat Akademisi (MİA), İsrail ile İran arasında 13-24 Haziran 2025 tarihleri arasında yaşanan ve kamuoyunda '12 Gün Savaşı' olarak anılan çatışmayı ele alan bir rapor yayınladı. Raporda, '12 Gün Savaşı ve Türkiye için Dersler' başlığı altında, Haziran ayında patlak veren ve bölge dengelerini derinden sarsan İsrail-İran savaşının, yalnızca bölge ülkeleri için değil, Türkiye için de stratejik dersler içerdiği ifade edildi.
HAVACILIK VE SAVUNMA ÖNEMİ
Türk Hava Kuvvetleri’nin hem insanlı hem insansız sistemler açısından envanter bütünleşmesini ve teknolojik modernizasyonunu hızla tamamlaması gerektiği vurgulandı. 'Hava hakimiyeti, artık kara sınırlarından bile önemli hâle gelmiştir' ifadesiyle dikkat çeken raporda, çok katmanlı ve geniş alanı kapsayan bir hava savunma mimarisinin Türkiye’nin bekası için elzem olduğunun altı çizildi. Raporda ayrıca, İsrail’in sahip olduğu yüksek teknoloji ve güçlü ittifaklara rağmen, İran’ın fırlattığı hipersonik füzeleri tamamen durduramaması da Türkiye için ayrı bir uyarı niteliği taşıdığı belirtildi.
HİPERSONİK FÜZELERE KARŞI SAVUNMA
'Bu durum, hipersonik füzelere karşı savunma sistemleri geliştirilmesinde Türkiye’nin ön alıcı bir politika izlemesini zorunlu kılmaktadır' denilen değerlendirmede, bu alandaki Ar-Ge çalışmalarının ve savunma sanayii yatırımlarının daha güçlü şekilde desteklenmesi gerektiği ifade edildi. İnsansız hava sistemlerindeki başarının önemli bir avantaj olduğu hatırlatılan raporda, bu kabiliyetlerin insanlı sistemlerle entegre şekilde çok alanlı harekât konseptiyle kullanılması gerektiği vurgulandı.



