MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada önemli açıklamalarda bulunarak, güncel uluslararası gelişmeleri ve Türkiye'nin dış politikasına dair değerlendirmelerini paylaştı.
ATEŞKES BİR DURAKLAMA, SORUN BİTMEDİ
Bahçeli, enerji kaynaklarının güvenliği ve sınır emniyeti arasındaki karmaşık ilişkiye dikkat çekerek, 28 Şubat 2026'da ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hava saldırılarıyla başlayan savaşın, iki haftalık bir ateşkese bağlanmış olsa da krizin sona ermediğini vurguladı. Bu ateşkesin, kapsamlı bir uzlaşıdan ziyade tarafların stratejik hedeflerine ulaşamadığı bir noktada pozisyonlarını gözden geçirmelerine imkân tanıyan geçici bir duraklama olduğunu belirtti. Bahçeli, bu durumu "devlet ciddiyetiyle" okumak gerektiğini, zira ateşkesin kendisinin bile bir güç mücadelesinin aracı haline geldiğini ifade etti. ABD Başkanı Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla iki haftalık ateşkesi kabul ettiklerini ve İran'dan 10 maddelik teklif aldıklarını söylemesi, buna karşılık İran'ın da savaş hedeflerine ulaşıldığını ilan etmesiyle krizin masaya taşındığını gösterdiğini söyledi. Silahların geçici olarak susmasının, hesapların kapandığı değil, gerek sahada gerek masada yeniden ayarlandığı bir ara safhaya işaret ettiğini ekledi.
TÜRKİYE'DEN BARIŞ İÇİN ADIM: DÜNYA BARIŞ KONSEYİ
İstanbul'da 12 Nisan'da gerçekleştirilen doğrudan ABD-İran müzakerelerinin herhangi bir anlaşma sağlanamadan sona erdiğini hatırlatan Bahçeli, BM Genel Sekreteri Guterres'in öncülüğünde ABD, Rusya, Çin, Türkiye ve AB'nin katılımıyla 'dünya barış konseyi mekanizması'nın hayata geçirilmesinin tarihi bir mecburiyet olduğunu dile getirdi. Barış lafzını taşıyıp savaşı fiilen büyüten ikircikli anlayışların değil, adaleti, dengeyi ve hakkaniyeti esas alan yeni bir küresel iradenin tecellisinin artık kaçınılmaz olduğunu belirtti. Türkiye'nin, tarihinin yüklediği sorumlulukla ve coğrafyasının biçtiği misyonla elini taşın altına koymaya hazır olduğunu vurgulayan Bahçeli, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" vecizesinin, dün olduğu gibi bugün de atılacak her adımın rotasını ve yürüyecek tüm yolların istikametini tayin edeceğini söyledi. İsrail'in Lübnan'dan çıkma niyetinin olmadığını ve bu savaşın gerçek ve tek sorumlusunun İsrail olduğunu ifade eden Bahçeli, İsrail ordusunun Lübnan'a düzenlediği hava saldırısındaki can kayıplarının Siyonist hesapların Lübnan topraklarını terk etmeye niyetli olmadığını gösterdiğini kaydetti.
TERÖRÜZ TÜRKİYE VURGUSU VE ARA SEÇİM TARTIŞMALARI
Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecindeki ısrar ve kararlılığın daha iyi anlaşılacağını belirterek, bu süreci bahane ederek MHP'nin çizgisini ve Türk milliyetçiliğinin fikri omurgasını sorgulamaya yeltenen sözde muhalefetin kendi basiretsizliğini ortaya koyduğunu söyledi. "Terörsüz Türkiye" sürecinin bölgenin yeniden ayağa kalkmasını sağlayacağını, terörün kökünü kurutacağını, tarlaları ekinle buluşturacağını, gençlerin büyükşehirde iş arama zorunluluğunu azaltacağını ve babaların ata yurdunu terk etmemesini sağlayacağını dile getirdi. Doğu Anadolu'nun, sınır havzalarının, yaylaların ve köylerin terör prangasından kurtularak büyük bir üretim seferberliğine katılmasının mümkün ve artık hayal olmadığını vurguladı. Gazetecilerden gelen "ara seçim" sorusuna ise Devlet Bahçeli, "Ara seçim yok, seçim zamanındadır. Türk milletinin iradesidir, o iradeye de şimdiden saygı duymak lazımdır" şeklinde cevap verdi.



