EKONOMİ
Yayınlanma : 26 Mart 2026 12:37
Düzenleme : 26 Mart 2026 12:37

Makine sektörü ihracatında rekor: 4,4 milyar dolara ulaştı!

Makine sektörü ihracatında rekor: 4,4 milyar dolara ulaştı!
Makine sektörünün yılın ilk 2 ayındaki ihracatı 4,4 milyar dolara ulaştı. Almanya ve ABD başı çekerken, Avrupa'daki savunma sanayisi yatırımları ve enerji verimliliği talebi sektöre yeni fırsatlar sunuyor.

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, Türkiye'nin makine imalat sanayisinin yılın ilk iki ayındaki konsolide ihracatı, serbest bölgeler de dahil edildiğinde 4,4 milyar dolara yükseldi. Bu dönemde ihracat miktar olarak yüzde 10,6 düşüş gösterse de, kilogram başına ortalama ihracat fiyatındaki yüzde 16,9'luk artış sayesinde değer bazında yüzde 4,5'lik bir büyüme kaydedildi. Yıllıklandırılmış konsolide makine ihracatı ise önceki 12 aya kıyasla yüzde 2,6 artışla 28,9 milyar dolara ulaştı.

Almanya ve ABD Zirvede, Avrupa'da Savunma Sanayisi Talebi Artıyor

Ocak-şubat döneminde en fazla ihracat 561 milyon dolarla Almanya'ya yapıldı ve bu ülkede ihracat yüzde 14,9 arttı. Almanya'yı, yüzde 57,6'lık artışla 370 milyon dolarlık ihracat yapan ABD izledi. Üçüncü sırada yer alan İtalya'ya yapılan ihracat ise yüzde 16,4 artarak 100 milyon doları geçti. Rusya ve Irak'a yapılan ihracatta ise sırasıyla yüzde 32 ve yüzde 44 düşüş yaşandı. Alt sektörler incelendiğinde, 439 milyon dolarla en yüksek ihracat "içten yanmalı motor ve aksamları"ndan geldi. Bu sektörü 291 milyon dolarla "inşaat ve madencilik makineleri" ile 249 milyon dolarla "pompa ve kompresörler" takip etti. Oransal olarak en büyük artış ise yüzde 40,7 ile "türbin, turbojet ve hidrolik sistemler"de görüldü.

Enerji Şokları ve Küresel Belirsizlik Sektör İçin Fırsat Yaratıyor

MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, enerji maliyetlerindeki artışın ve küresel belirsizliklerin makine talebini olumsuz etkilemeyeceğini, aksine enerji verimliliği, endüstriyel otomasyon ve proses modernizasyonu gibi alanlara olan talebi artıracağını belirtti. Avrupa'nın savunma sanayisi ithalatındaki artışın da makine sektörü için güçlü bir talep kanalı oluşturduğunu vurgulayan Karavelioğlu, Türkiye'nin küresel rekabette konumunu sağlamlaştırmak için AR-GE ve yüksek katma değerli üretim kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini söyledi. Çin'in tek yönlü ticaretle pazarı domine etmesine karşı ilave gümrük vergilerinin kaçınılmaz hale geldiğini de ekledi.