EKONOMİ
Yayınlanma : 26 Ocak 2026 12:20
Düzenleme : 26 Ocak 2026 12:20

Türkiye'nin makine ihracatı tarih yazdı: Rekor üstüne rekor!

Türkiye'nin makine ihracatı tarih yazdı: Rekor üstüne rekor!
Türkiye'nin makine ihracatı 2025'te 28,7 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kırarak dikkat çekti. Sektör, katma değeri yüksek ürünlere odaklanarak zorlu küresel koşullara rağmen başarı yakaladı.

Küresel ekonominin zorlu bir dönemden geçtiği, ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin arttığı bir süreçte Türkiye ekonomisi, makine imalat sanayisinde sergilediği performansla dikkat çekiyor. 2025 yılında Türkiye'nin toplam ihracatı yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara ulaşırken, makine imalat sanayisinin konsolide ihracatı da yüzde 1,9'luk bir artışla 28,7 milyar dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.

kilogram başına ihracat fiyatı rekoru

Tonaj bazında bir düşüş yaşanmasına rağmen, kilogram başına ortalama ihracat fiyatının 8,1 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşması, sektörün katma değeri yüksek ürünlere odaklandığının bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Bu başarıda, Almanya'ya yapılan ihracatın yüzde 6,8 artışla 3,2 milyar dolara yükselmesi ve ABD'ye yapılan dış satımın yüzde 9 artışla 2 milyar dolara yaklaşması önemli rol oynadı. Özellikle Suriye'ye makine ihracatındaki yüzde 189'luk dikkat çekici artış da öne çıkan gelişmelerden biri oldu. Alt gruplarda ise içten yanmalı motorlar ve aksamları, inşaat ve madencilik makineleri ile yıkama ve kurutma makineleri en yüksek ihracat artışını kaydetti.

Sektörün geleceğine dair uyarılar ve öneriler

Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, sektörün neredeyse her yıl ihracatta rekor kırdığını belirterek, küresel talepteki dalgalanmalar, jeopolitik riskler ve yurt içindeki sıkı para politikası gibi zorluklara rağmen mühendislik içeriği yüksek ve katma değeri fazla ürünlere odaklanarak ihracat gelirlerini koruduklarını ifade etti. Karavelioğlu, 2026'nın ilk yarısının karlılık ve sipariş sürekliliği açısından zorlayıcı olabileceği uyarısında bulunarak, Avrupa kadar müttefik ülkelere de odaklanmanın önemine dikkat çekti. Ayrıca, yerli üretimi ve yatırımı korumaya yönelik tedbirlerin dozunun ayarlanması ve rekabetçilik ekseninde bütüncül bir sanayi ve finansman yaklaşımı benimsenmesi gerektiğini vurguladı.