Lüksemburg, yıllardır kişi başına düşen GSYİH verilerinde zirvede yer alıyor. 1990'lardan bu yana ağır sanayiden bankacılık ve finans hizmetlerine evrilen bu küçük ülke, bugün ABD'den sonra en fazla yatırım fonuna ev sahipliği yapıyor.
YABANCI İŞ GÜCÜNE BAĞIMLILIK
Her gün Belçika, Fransa ve Almanya'dan binlerce insan çalışmak için Lüksemburg'a akın ediyor. Ancak bu ekonomik büyümenin bir bedeli var; dev ekonomi, tamamen yabancı iş gücüne ve finans sektörüne bağımlı hale gelmiş durumda. Bu durum, Lüksemburg'u dünyanın en pahalı yaşam alanlarından biri haline getiriyor.
SİNGAPUR'UN BAŞARI FORMÜLÜ
Diğer yandan, Singapur son 30 yılda kişi başına düşen ekonomik çıktısını 6 kat artırarak dikkatleri üzerine çekti. Düşük maliyetli üretimden yüksek teknolojiye geçişin ders kitabını yazan bu ülkenin başarısının arkasında üç temel direk bulunuyor: stratejik konum, çip ve teknoloji yatırımları ile yatırımcı dostu düzenlemeler. Ancak, her iki ülkenin de yaşam maliyetleri oldukça yüksek ve küresel ticaret ile jeopolitik dengelere bağımlılığı, bu küçük ama güçlü ekonomilerin hassas noktalarını oluşturuyor.



