Van Gölü Havzası'nın geleceğine yönelik kapsamlı bir adım atılarak, 2071 yılına kadar uzanan bir yol haritası hazırlanıyor. Van ve Bitlis Valilikleri, üniversiteler, çevre müdürlükleri ve Sıfır Atık Vakfı iş birliğiyle düzenlenen 'Gelecek İçin Ortak Akıl Platformu-Van Gölü Havzası Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı' bu önemli vizyonun temellerini attı.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE SU YÖNETİMİ VURGUSU
Çalıştayda konuşan Bakan Yumaklı, iklim değişikliğinin küresel bir gerçek olduğunu ve bunun hayatın merkezinde yer aldığını vurguladı. Dünyanın dört bir yanında yaşanan sel, taşkın ve orman yangınları gibi ekstrem hava olaylarına dikkat çekerek, Türkiye'nin de bu değişen koşullara göre tedbirlerini aldığını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibarıyla hiçbir fark yoktur" sözüne atıfta bulunan Yumaklı, suyun yalnızca mühendislik değil, aynı zamanda kültürel ve sosyolojik boyutları olan bir konu olduğunu ifade etti. Son 24 yılda yapılan 11 bini aşkın su ve sulama tesisi yatırımının, su kaynaklarının sürdürülebilirliğine verilen önemin bir göstergesi olduğunu söyledi. Ayrıca, Emine Erdoğan Hanımefendi himayelerinde başlatılan sıfır atık seferberliğinin de su verimliliği açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
VAN GÖLÜ'NÜN 'HAZİNELERİ' KORUNACAK
Van Gölü'nün sadece sodalı suyuyla değil, aynı zamanda inci kefalinin mucizevi yolculuğu, barındırdığı kuş türlerinin zenginliği, binlerce yıllık medeniyet izleri ve eşsiz doğal dengesiyle büyük bir 'hazine' olduğunu belirten Bakan Yumaklı, bu hazinelerin keşfedilmek için değil, korunmak için var olduğunu vurguladı. Özellikle inci kefalinin gölün hafızası, bereketi ve yaşam döngüsünün sembolü olduğunu ifade etti. Bakanlık olarak inci kefalinin üretim planlamasına alındığını ve kaçak avcılığa kesinlikle müsaade edilmeyeceğini belirtti. Van Gölü'nün ikinci hazinesi olarak tanımladığı biyolojik zenginliğin, ülkenin ve dünyanın korumak istediği önemli bir doğal miras alanı olduğunu dile getirdi. Deveboynu Yarımadası'nın dördüncü milli park olarak ilan edilme hazırlıklarının da sürdüğünü ve amacın korumayı kalkınma, turizm, bilim ve yerel hayatla güçlendirmek olduğunu söyledi. Van Gölü'nün üçüncü hazinesi olan suyun, tarımsal üretim ve şehrin geleceği için de hayati öneme sahip olduğunu, bu doğrultuda kapalı sulama sistemlerine geçişin hızlandırılacağını ekledi. Bilimsel çalışmaların, havzanın iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek bölgelerden biri olduğunu gösterdiğini ve bu nedenle 2035, 2045, 2055 ve 2071 gibi uzun vadeli hedeflerle bir 'Van Kapalı Havzası Master Planı'nın hazırlandığını duyurdu.
ORTAK AKIL VE KOORDİNE ÇALIŞMA VURGUSU
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, çalıştayın Van Gölü Havzası'nın doğal zenginliği, biyolojik çeşitliliği, tarımsal kapasitesi, kültürel mirası ve ekonomik potansiyeliyle ülkenin en kıymetli havzalarından biri olduğunu belirtti. Kurumlar arasındaki güçlü iş birliği ve koordinasyonun, bilimsel veriler ışığında ortak sorumluluk anlayışıyla hareket etmenin, havzanın gelecek nesillere aktarılması için şart olduğunu vurguladı. Van Valisi Ozan Balcı ise çalıştayın havzanın korunması ve bölgenin kalkınması açısından önemli bir adım olduğunu, yapılan yatırımların yanı sıra tarım ve hayvancılığa verilen desteklerle üretim kapasitesinin artırıldığını söyledi. Bitlis Valisi Ahmet Karakaya da Van Gölü'nün ortak doğal miras olduğunu ve korunmasının tüm paydaşların sorumluluğu olduğunu dile getirdi. Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, hazırlanan yol haritasının ortak akıl ve bilimsel verilerle şekillendiğini, vatandaşların atıklarını dere yataklarına bırakmaması gerektiğini hatırlatarak, "Nehre attığımız çöp Van Gölü'ne ulaşıyor ve buradaki doğal yaşamı tehdit ediyor" uyarısında bulundu. Çalıştayın nihai raporunun kısa sürede tamamlanarak paylaşılacağı ve bunun, havzanın çevresel, kültürel, sosyal ve ekonomik geleceğine yön verecek bir yol haritası niteliği taşıdığı belirtildi.



