Sahra Çölü'nün bağrından çıkarılan ve 1980'lerden bu yana 25 milyar doları aşan bir maliyetle inşa edilen devasa bir mühendislik harikası, ülkenin kuzey kıyılarına hayat veriyor. Yirmi yıl süren hummalı bir çalışmanın ürünü olan bu proje, çölün derinliklerindeki yeraltı sularını modern bir nehir gibi akıtarak tarıma elverişli alanlar yaratmayı hedefliyor. Günde 6,5 milyon metreküp su taşıma kapasitesiyle, binlerce olimpik yüzme havuzunu dolduracak miktardaki bu kaynağın büyük bir kısmı, yerçekiminin akıllıca kullanılmasıyla enerji verimliliği sağlanarak taşınıyor.
YENİLENEMEZ KAYNAK UYARISI
Ancak bu görkemli projenin geleceği, temelini oluşturan "fosil su"nun yenilenemez bir kaynak olması gerçeğiyle gölgeleniyor. Bilim insanları, mevcut çekim hızının devam etmesi halinde bu değerli su rezervlerinin 60 ila 100 yıl içinde tükenme riski taşıdığına dikkat çekiyor. Hatta bazı tahminler, bu sürenin daha da kısalabileceği yönünde. Bir zamanlar çölü cennete çevirme vizyonuyla "sekizinci harika" olarak nitelendirilen bu projenin uzun vadeli sürdürülebilirliği, kritik su stoku meselesiyle birlikte büyük bir soru işareti taşıyor.
İÇ SAVAŞ HASARLARI ÇALIŞMALARI AKSATIYOR
Doğal kaynakların tükenme riski bir yana, Libya'da yaşanan iç savaşın yol açtığı fiziksel tahribat da projenin geleceğini olumsuz etkiliyor. Altyapının önemli bölümlerinin çatışmalar sırasında hasar gördüğü ve bu hasarların onarımının, ülkenin mevcut durumu göz önüne alındığında hem teknik hem de finansal açıdan son derece zorlu bir süreç olduğu belirtiliyor. Sistemin tam kapasiteyle yeniden çalışır hale getirilmesi ve uzun vadeli verimliliğinin sağlanması, Libya yönetimi için ciddi bir meydan okuma olarak karşımızda duruyor.



