İran'daki savaşın küresel enerji akışını tehdit ettiği bir dönemde, ABD stratejik bir hamleyle Libya'yı yeniden birleştirme ve ülkenin zengin petrol kaynaklarını küresel enerji güvenliğine kazandırma peşinde. The Middle East Eye'ın haberine göre, Washington'un hazırladığı kapsamlı anlaşma, Libya'yı ülkenin en güçlü iki ailesi, batıdaki Dibeybe ve doğudaki Haftar aileleri etrafında birleştirmeyi hedefliyor. Bu hamle, Körfez'den çıkan petrole alternatif yaratma ve küresel arz sıkıntısını hafifletme amacı taşıyor.
BÖLÜNMÜŞ LİBYA'DA YENİ BİR DENGEYE DOĞRU
Libya, 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesinden bu yana süregelen iç savaş ve bölünmüşlükle mücadele ediyor. ABD ve diğer dış güçler, ülkeye demokrasi getirme umudunu büyük ölçüde yitirmiş durumda. Bu nedenle yeni strateji, ülkeye demokrasi getirmek yerine, köklü ailelerle çalışarak savaşı sonlandırmayı ve pastayı en güçlü iki taraf arasında paylaştırmayı amaçlıyor. Bu kapsamda, batıdaki Dibeybe ailesinden İbrahim Dibeybe'nin, sağlık sorunları yaşayan kuzeni Başbakan Abdulhamid Dibeybe'nin yerine geçmesi planlanıyor. Doğudaki Haftar ailesinden ise General Halife Haftar'ın 35 yaşındaki oğlu Saddam Haftar'ın devlet başkanı adayı olarak gösterilmesi öngörülüyor. ABD'nin bu hamlesi, Türkiye ile de temaslar sürdürülerek, dondurulmuş Libya varlıklarının serbest bırakılması gibi kritik konuları da kapsıyor.
PETROL GELİRLERİ VE BÖLGESEL İTTİFAKLAR
ABD yönetiminin bu diplomatik atağının temel motivasyonlarından biri, Libya petrolünü Amerikan şirketlerine açmak olarak görülüyor. Chevron ve Exxon Mobil gibi dev şirketler şimdiden ülkeye dönmeye hazırlanırken, Libya Ulusal Petrol Kurumu'nun Nisan ayında ihracatın son on yılın en yüksek seviyesine ulaştığı bildirildi. Washington, bu stratejik hamleyle İran savaşının yarattığı arz sıkıntısını hafifletmeyi ve Libya'yı küresel pazarda yeniden önemli bir oyuncu haline getirmeyi amaçlıyor. Ayrıca, bu hamleyle Rusya'nın bölgedeki etkisini azaltarak Libya'yı kendi yörüngesine çekme hedefi de bulunuyor. Ancak bu 'tepeden inme' planın, Misrata gibi ticaret merkezleri ve dini otoritelerden ciddi bir dirençle karşılaşma riski de mevcut. Uzmanlar ise Libya'nın enerji sektöründeki altyapı sorunlarına dikkat çekerek beklentilerin yüksek olduğu konusunda uyarıyor.



