Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, kripto varlıklar, sabit değerli kripto paralar, tokenizasyon ve merkez bankası dijital paralarının küresel finansal sistemi kalıcı olarak dönüştürdüğünü açıkladı. Vatansever, 2026 yılı itibarıyla finansal sistemin tarihsel bir dönüşüm sürecine girdiğini ve dijital altyapıların artık sistemin merkezinde yer aldığını vurguladı.
KRİPTO VARLIKLARIN YÜKSELİŞİ VE MERKEZİLEŞMESİ
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, kripto varlıkların toplam piyasa değeri 2025 yılı itibarıyla 3,5 trilyon doları aştı. Vatansever, bu varlıkların artık sadece bireysel yatırımcılarla sınırlı kalmadığını; bankalar, ödeme kuruluşları ve büyük finansal kurumların da bilanço ve risk yönetim süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirtti. Bu durum, kripto varlıkların finansal sistemin çevresinden merkezine doğru ilerlediğini gösteriyor.
SABİT DEĞERLİ KRİPTO PARALAR VE TOKENİZASYON DEVRİMİ
Sabit değerli kripto varlıkların dönüşümün merkezinde yer aldığına dikkat çeken Vatansever, Reuters ve Bloomberg verilerine göre bu varlıkların toplam piyasa değerinin 2025 ortasında 250 milyar doları aştığını, günlük işlem hacimlerinin ise 70-100 milyar dolar bandına ulaştığını aktardı. IMF hesaplamaları, sabit değerli kripto varlıkların yıllık işlem hacminin 2024'te yaklaşık 23 trilyon dolar seviyesine çıktığını ortaya koydu. Ayrıca, gerçek dünya varlıklarının tokenizasyonu sayesinde tahvil, fon, emtia ve gayrimenkul gibi varlıkların blokzincir üzerinde dijitalleştirilmesi, piyasalarda erişimi genişletiyor, likiditeyi artırıyor ve işlem maliyetlerini düşürüyor.
MERKEZ BANKASI DİJİTAL PARALARI VE GÜVENLİK SORUNLARI
Kamusal alanda ise merkez bankası dijital paralarının (CBDC) öne çıktığını belirten Vatansever, dünya genelinde 130'dan fazla ülkenin CBDC çalışmalarını sürdürdüğünü ve bu ülkelerin küresel GSYH'nin yaklaşık yüzde 98'ini temsil ettiğini söyledi. Ancak, dijital finans dönüşümünün güvenlik boyutuna da dikkat çekti: uluslararası raporlar, kripto varlıklar ve dijital ödemelerle bağlantılı dolandırıcılık vakalarında artış olduğunu gösteriyor. Yapay zekâ destekli dolandırıcılık yöntemleri ve sentetik kimlikler, düzenleyici uyum ve veri paylaşımını daha da kritik hale getiriyor.


