Bir zamanlar Latin Amerika'daki sol hareketler için ilham kaynağı olan Küba, günümüzde ciddi bir petrol sıkıntısı ve ekonomik çöküş riskiyle karşı karşıya. ABD'nin artan baskısı, adanın onlarca yıldır sürdürdüğü bölgesel destek ağını zayıflatarak, Küba'yı giderek daha yalnız bir konuma itiyor.
BÖLGESEL DESTEĞİN AZALMASI
Geçmişte okuma yazma oranını artırması, kamu sağlık hizmetlerini genişletmesi ve yaşam süresini yükseltmesiyle bölge genelinde örnek gösterilen Küba, artık enerji kriziyle boğuşuyor. Ülkenin petrol rezervleri tükenme noktasına gelirken, Latin Amerika'daki siyasi dengeler de Küba'nın yalnızlaşmasına yol açıyor. Brezilya, Meksika ve Kolombiya gibi bölgenin büyük ülkelerinin sol hükümetlerinin dahi Küba'ya petrol göndermekten kaçınması dikkat çekici bir gelişme.
ABD BASKISININ ETKİLERİ
Meksika'daki Monterrey Teknoloji Enstitüsü'nden siyaset bilimci Jesus Silva-Herzog Marquez'e göre, bu durumun temelinde ABD baskısı yatıyor. Marquez, "Şu anda bağımsız bir adım atmanın bile ABD'den yıkıcı bir misilleme riski var" diyerek, Trump yönetiminin olası tepkilerinin öngörülemezliğine dikkat çekiyor. Bu baskı, Meksika gibi uzun yıllar Küba'yı desteklemiş ülkelerin bile petrol sevkiyatını durdurmasına neden oldu. Meksika, bunun yerine gıda ve ilaç yardımı göndermeye başladı.
YENİ DÖNEM VE BÖLGESEL İZOLASYON
Venezuela'dan gelen petrol akışının kesilmesi de Küba'nın enerji krizini derinleştirdi. Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra Küba'nın en büyük enerji destekçisi olan Venezuela, ABD baskısı altında petrol göndermeyi durdurdu. Bölgedeki diplomatik izolasyon da giderek artıyor; Ekvador, Nikaragua, Guatemala, Honduras ve Jamaika gibi ülkeler Küba ile olan ilişkilerini gözden geçiriyor, tıbbi misyon anlaşmalarını sonlandırıyor. Brezilya gibi ülkeler ise olası yaptırımlardan kaçınmak için yardımı temel gıda ürünleriyle sınırlı tutuyor. Bu durum, Küba için yıllar boyunca süren diplomatik dayanışmanın zayıfladığı ve yeni bir dönemin başladığı anlamına geliyor.



