EKONOMİ
Yayınlanma : 07 Temmuz 2026 04:37
Düzenleme : 07 Temmuz 2026 04:37

Kredi sistemindeki teminat duvarı, işletmeleri nasıl etkiliyor?

Kredi sistemindeki teminat duvarı, işletmeleri nasıl etkiliyor?
Türkiye'de kredi almak isteyen işletmeler, genellikle finansal performanslarından çok teminatlarını öne çıkarmak zorunda kalıyor. Bu durum, özellikle KOBİ'leri zorluyor.

Türkiye'de kredi almak isteyen işletmeler, çoğunlukla finansal performanslarından ziyade sahip oldukları taşınmazları ve varlıkları öne çıkarmak zorundalar.

PROJE YERİNE TEMİNAT

Fabrika inşa etmek, üretim kapasitesini artırmak veya yeni teknoloji yatırımları yapmak isteyen şirketler, kredi görüşmelerinde genellikle proje fizibilitesinden çok teminat portföylerini anlatmak durumunda kalıyor. Ekonomi uzmanları, bu durumun şirketleri üretken yatırımlar yerine arsa, bina ve araç gibi varlıklara yönelttiğini vurguluyor. Teminatın finansmana erişimdeki belirleyici rolü, özellikle varlık birikimi sınırlı olan işletmeler için büyük bir engel oluşturuyor.

AVRUPA'DA FARKLI YAKLAŞIM

Gelişmiş ekonomilerde ise kredi değerlendirmeleri daha farklı bir perspektifle ele alınıyor. Almanya, Hollanda ve Danimarka gibi ülkelerde bankalar, şirketlerin nakit akışını, sipariş hacmini ve ihracat performansını daha kapsamlı bir şekilde değerlendiriyor. Teminat uygulamaları tamamen ortadan kalkmış değil, ancak kredi kararlarında tek belirleyici unsur olarak görülmüyor. Finansman süreçlerinde temel değerlendirme, işletmenin gelecekteki gelir üretme kapasitesine dayanıyor.

KOBİ'LERİN ZORLUKLARI

Teminat odaklı yapıdan en fazla etkilenen gruplar arasında KOBİ'ler ve teknoloji girişimleri yer alıyor. Yüksek katma değerli ürünler geliştiren genç şirketler, güçlü iş modellerine sahip olmalarına rağmen yeterli taşınmaz varlığına sahip olmadıklarında finansmana erişimde zorluk yaşıyor. Türkiye'de çeşitli destek mekanizmaları devreye alınsa da sektör temsilcileri, yeni nesil girişimlerin finansmana erişiminde teminat ihtiyacının hâlâ önemli bir belirleyici olduğunu belirtiyor.