CHP'de yaklaşan grup toplantısı öncesinde Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun, parti içi hiyerarşiye ve tüzüğe vurgu yapan bir mektup göndererek Genel Başkan Özgür Özel'e dolaylı bir uyarıda bulunduğu iddia edildi. Bu hamle, parti içindeki yetki ve meşruiyet tartışmalarını daha da alevlendirecek gibi görünüyor.
TÜZÜK HATIRLATILDI: GRUP BAŞKANI GENEL BAŞKANA BAĞLIDIR
Kılıçdaroğlu'nun milletvekillerine hitaben kaleme aldığı mektupta, Parti İç Yönetmeliği'nin "Grup başkanı, Genel Başkan'a bağlıdır" hükmüne dikkat çekilerek, önümüzdeki salı günü yapılacak grup toplantısında kürsü ve grup yönetiminin kendisinde olduğu hatırlatıldı. Kılıçdaroğlu'nun "Taşıdığımız her türlü unvan ve makamın sınırları, yetkileri ve sorumlulukları partimizin ilgili metinlerinde net bir şekilde düzenlenmiştir" şeklindeki ifadeleri, doğrudan Özel'e yönelik bir mesaj olarak yorumlandı. Bu durum, parti içinde gerilimin arttığına işaret ediyor.
SİYASİ CİDDİYET VE BİRLİKTELİK ÇAĞRISI
Mektupta ayrıca, "Siyasette iklimin sertleştiği dönemlerde, kişisel ikbal çabalarının ve anlık reflekslerin ötesine geçerek, tam bir kurumsal ciddiyet ve sarsılmaz bir birliktelikle hareket etmemiz gerekir. Partimizin kuralları, tüzüğü ve grup iç yönetmeliği, sadece olağan zamanların mevzuatı değil, olağanüstü koşullarda da parti disiplinimizi koruyan ve bizlere rehberlik eden ortak sözleşmemizdir" denilerek siyasi olgunluk ve sorumluluk bilinci çağrısı yapıldı. Kılıçdaroğlu'nun "Hiçbir kırgınlığa, hiçbir dağınıklığa ortam hazırlama lüksümüz yoktur" sözleri, parti içindeki olası bölünmelere karşı bir uyarı niteliği taşıyor. Gözler şimdi önümüzdeki hafta yapılacak grup toplantısında ve bu gelişmelerin parti üzerindeki etkilerinde olacak. Bu arada, grup başkanvekilliği görevine geri dönen Gökhan Günaydın'ın pozisyonu da yeni bir tartışma konusu haline geldi. Genel Merkez kaynakları, Günaydın'ın Kılıçdaroğlu'na yakın bazı milletvekilleriyle temas kurduğu ve bu temasların ardından hakkında verilen tedbir kararının kaldırıldığı yönündeki iddiaları yalanlarken, Özel cephesi ise Günaydın'ın herhangi bir siyasi pozisyon değişikliği içinde olmadığını savunuyor.



