Japonya, 2011 Fukuşima felaketinin ardından 15 yıl sonra dünyanın en büyük nükleer santrali Kashiwazaki-Kariwa'yı yeniden açma yolunda son yasal engeli aştı. Niigata Eyalet Meclisi, Vali Hideyo Hanazumi'ye güvenoyu vererek santralin operasyonlarına dönmesinin önünü açtı. Tokyo'nun 220 kilometre kuzeybatısında yer alan tesis, Fukuşima Daiichi'yi işleten Tokyo Electric Power Co (TEPCO) tarafından yönetiliyor.
Toplumda Nükleer Tartışması Kızıştı
Meclis üyelerinin kararına karşın, halk arasında santralin yeniden faaliyete geçmesi konusunda ciddi bir bölünme yaşanıyor. Yeni istihdam ve düşük elektrik faturaları gibi vaatlere rağmen, meclis binası dışında toplanan yaklaşık 300 protestocu, soğuk havaya rağmen "Nükleere Hayır" ve "Kashiwazaki-Kariwa'nın yeniden başlatılmasına karşıyız" gibi pankartlarla bu kararı protesto etti. Bir meclis üyesi, kararın halkın taleplerini yansıtmadığını belirterek bunun "Niigata sakinlerinin iradesini dikkate almayan siyasi bir uzlaşma" olduğunu savundu.
Ülkenin Enerji İhtiyacı ve Savunma Doktrini
Japonya, ithal fosil yakıtlara bağımlılığı azaltmak ve enerji güvenliğini artırmak amacıyla nükleer santrallerin yeniden açılmasını destekliyor. Hükümet, 2040 yılına kadar nükleer enerjinin elektrik üretimindeki payını iki katına çıkararak yüzde 20'ye yükseltmeyi hedefliyor. Bu enerji dönüşümü sürerken, Japon hükümeti nükleer silahlara sahip olma konusunu da tartışmaya açtı. Ülkenin savunma doktrinindeki bu köklü değişiklik, nükleer saldırıya maruz kalmış tek ülke olması ve uzun yıllardır uyguladığı nükleer karşıtı ilkelerle çelişiyor. Stratejistler, Çin, Rusya ve Kuzey Kore gibi nükleer güçlerle çevrili bir bölgede, ABD'nin olası bir çatışmada Japonya için nükleer risk alıp almayacağını sorguluyor.



