DÜNYA
Yayınlanma : 30 Eylül 2025 16:41
Düzenleme : 30 Eylül 2025 16:41

İsrail-Filistin barış planları: Çıkmazlar ve başarısızlıklar

İsrail-Filistin barış planları: Çıkmazlar ve başarısızlıklar
İsrail-Filistin çatışmasını sona erdirmeye yönelik Bush'un yol haritası, Olmert'in planı, BM kararları, Oslo Anlaşmaları ve Trump'ın barış planı gibi çeşitli girişimler, kalıcı bir çözüm sunmakta başarısız olmuştur.

İsrail-Filistin çatışmasını sona erdirmeye yönelik çeşitli barış planları, zaman içinde farklı liderler ve uluslararası aktörler tarafından gündeme getirilmiş olsa da, hiçbirisi kalıcı bir çözüm sunamamıştır.

BUSH YOL HARİTASI VE SONRASI

ABD Başkanı George W. Bush, 24 Haziran 2002'de yaptığı bir konuşmada, İsrail ile yan yana barış içinde yaşayan bağımsız bir Filistin devleti kurulmasını öngören bir yol haritası sunmuştur. Bu planın taslak versiyonu 14 Kasım 2002'de, nihai metni ise 30 Nisan 2003'te yayımlanmıştır. Ancak, plan daha ilk aşamada çıkmaza girmiş ve hiçbir zaman uygulamaya konulamamıştır. Benzer şekilde, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in 2008 yılındaki barış planı da oyalamaktan öteye geçememiş, ciddi toprak tavizleri ve işgal edilmiş topraklardan çekilme yönündeki görüşler net bir şekilde uygulamaya dökülmemiştir. Güvenlik, sınırlar ve mülteciler gibi temel konularda anlaşma sağlanamaması, bu girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasına neden olmuştur.

BM KARARLARI VE OSLO SÜRECİ

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Altı Gün Savaşı'nın ardından 22 Kasım 1967'de 242 sayılı kararı alarak, Orta Doğu'da adil ve kalıcı bir barışın sağlanması için İsrail'in işgal ettiği tüm topraklardan çekilmesi ve bölgedeki tüm devletlerin güvenli ve tanınmış sınırlar dahilinde var olma hakkına saygı duyulması ilkelerini belirlemiştir. Ancak İsrail, bu kararı hiçbir zaman hayata geçirmemiştir. Oslo Anlaşmaları da, BM Güvenlik Konseyi'nin 242 ve 338 sayılı kararları temelinde bir barış anlaşmasına ulaşmayı ve Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkını gerçekleştirmeyi amaçlamıştır. Anlaşma, karşılıklı tanıma, Filistinlilere özerklik ve nihai statü müzakerelerine geçiş gibi unsurları içeriyordu. Ancak, nihai statü meselelerinde (sınırlar, mülteciler, Kudüs, yerleşimler) anlaşma sağlanamamış ve İsrail, Batı Şeria'daki yerleşimlerini genişletmeye devam etmiştir.

TRUMP'IN BARIŞ PLANI VE UYGULANMAYAN VAATLER

2020 yılında Donald Trump yönetimi tarafından açıklanan Filistin ve İsrail Halkının Yaşamlarını İyileştirme Vizyonu olarak bilinen Trump Barış Planı da beklentileri karşılamamıştır. Plan, 28 Ocak 2020'de Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu tarafından duyurulmuş, ancak Filistinli temsilciler davet edilmemiştir. Plan, Kudüs'ün bölünmemiş bir şekilde İsrail'in başkenti olacağını, ABD'nin İsrail'e ait olması öngörülen toprakları tanıyacağını ve Filistin topraklarının iki katına çıkarılacağını öngörüyordu. Kurulacak Filistin devletinin başkenti Doğu Kudüs'te bulunacak ve ABD burada büyükelçilik açacaktı. Trump, planla Filistinlilerin kendi bağımsız devletlerini kuracağını söylese de bu konuda detaylı bilgi verilmemiştir. Plan, mevcut Yahudi yerleşimlerinin olduğu gibi kalacağını ve hiçbir İsrailli ya da Filistinlinin yerlerinden edilmeyeceğini belirtiyordu. İsrail, Ürdün ile birlikte kutsal yerlerin mevcut durumunun korunmasını sağlayacaktı. Ancak vaat edilen bu anlaşma da hayata geçirilememiştir. Trump'ın son planında Tony Blair gibi isimlerin görev alacağı bir "geçiş otoritesi" kurulması öngörülse de, Blair'in Irak işgalindeki rolü ve geçmişi tartışma yaratmıştır.