Ortadoğu, bu yıl bayrama siren sesleri, patlamalar ve gökyüzünü delen füzelerin gölgesinde girdi.
ÇATIŞMALARIN GÖLGESİNDE BAYRAM
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırılarla fitili ateşlenen savaş, üçüncü haftasına girerken bölgenin neredeyse tamamını etkisi altına alan geniş çaplı bir çatışmaya dönüştü. Bayramın ilk gününde dahi silahlar susmazken, milyonlarca insan için bu bayram, sevinçten çok hayatta kalma mücadelesi anlamına geliyor. Savaşın gidişatı belirsizliğini korurken, en büyük bedeli siviller ödüyor. Yıkılan şehirler, duran ekonomiler ve parçalanan hayatlar, bu savaşın yalnızca cephelerde değil, insanların gündelik yaşamlarında da derin izler bıraktığını gösteriyor.
KÖRFEZ CEPHE HATTINA DÖNÜŞTÜ
Savaşın başlangıcında hedef İran’dı. Ancak kısa sürede karşılıklı misillemeler ve İsrail'in kendi komşularını hedef alması çatışmayı Körfez’den Levant’a kadar genişletti. ABD ve İsrail’in hava saldırılarıyla başlayan süreç, İran’ın füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık vermesiyle çok cepheli bir savaşa dönüştü. Körfez ülkeleri adeta ilk cephe hattına dönüşmüş durumda. Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri, İran’ın doğrudan hedef aldığı ülkeler arasında. Özellikle enerji altyapıları savaşın en kritik hedefleri haline geldi.
İRAN'DA AĞIR BOMBARIMANLAR
28 Şubat’taki saldırılarla başlayan savaşta İran’ın başkenti Tahran başta olmak üzere İsfahan ve Tebriz ağır bombardıman altında. Savaşın ilk günlerinden itibaren onlarca şehir hedef alınırken, özellikle askeri ve stratejik noktalar yoğun şekilde vuruluyor. Tahran’da art arda patlamalar yaşanırken, İran Kızılayı’na göre, ülke genelinde 24 kenti kapsayan saldırılarda ilk günlerde en az 201 kişi hayatını kaybetti, 747 kişi yaralandı. Ancak çatışmaların şiddetlenmesiyle bilanço hızla ağırlaştı. Tahran’da sivil yerleşimlere yakın bölgelerdeki patlamalar, şehirde hayatı felç ederken, birçok bölgede elektrik ve iletişim altyapısı zarar gördü. Füze saldırıları ve hava savunma sistemleri, bölgedeki tansiyonu artırırken, bayram günlerinde bile diplomatik çözüm umutları zayıflıyor. Taraflar arasındaki karşılıklı sert açıklamalar ve artan askeri sevkiyatlar, savaşın kısa vadede sona ermeyeceğini gösteriyor.



