DÜNYA
Yayınlanma : 03 Mayıs 2026 10:33
Düzenleme : 03 Mayıs 2026 10:33

İran'la iki ay süren savaşın şaşırtan bilançosu: Kazanan kim, kaybeden kim?

İran'la iki ay süren savaşın şaşırtan bilançosu: Kazanan kim, kaybeden kim?
İran'la iki aydır süren savaşın bilançosu ağır. İran halkı en büyük bedeli öderken, Körfez ülkeleri ve küresel ekonomi de darbe aldı. Savaşın siyasi belirsizlikleri sürerken, Çin ve enerji şirketleri bu durumdan faydalanıyor.

İki ay önce başlayan ve tüm dünyayı diken üstüne diken savaş, şimdilik kırılgan bir ateşkesle durulmuş olsa da, geride bıraktığı yıkım ve belirsizlik sürüyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın 'hızlı ve kesin zafer' vaadi, beklentilerin aksine stratejik kazanımların sınırlı kalmasıyla havada kaldı. Brookings Institution uzmanlarından Melanie Sisson'ın da belirttiği gibi, 'Bu savaşın gerçek bir kazananı yok.' Amerikan yayın kuruluşu CNN'in derlediği analizler, savaşın en ağır bedelini kimlerin ödediğini ve kimlerin bu karmaşadan bir şekilde fayda sağladığını gözler önüne seriyor.

İRAN HALKI EN AĞIR DARBEYİ ALDI

Savaşın en acı yüzü, kuşkusuz İran halkının yaşadıkları oldu. ABD ve İsrail'in yoğun saldırıları sonucu yüzlerce sivilin de aralarında bulunduğu 3 binden fazla insan hayatını kaybetti. Ülke içinde ise rejimin baskıları arttı, yüzlerce kişi idam edildi ve uzun süreli internet kesintileri halkın bilgi akışını sekteye uğrattı. Ekonomik çöküşün eşiğine gelen İran'da işsizlik ve yoksulluk oranları rekor seviyelere ulaştı. Lübnan da Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmaların tırmanmasıyla büyük bir yıkıma uğradı. İsrail'in hava ve kara operasyonları güneyde geniş çaplı bir yıkıma yol açarken, Lübnan Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre 2 Mart'ta başlayan saldırılarda 2.500'den fazla kişi hayatını kaybetti ve yüz binlerce insan yerinden edildi.

KÖRFEZ ÜLKELERİ VE KÜRESEL EKONOMİ ZARAR GÖRDÜ

Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere Körfez ülkeleri, İran'ın misilleme saldırılarından doğrudan etkilendi. Hürmüz Boğazı'nın kapanması, Irak, Katar ve Kuveyt gibi ülkelerin enerji ihracatını sekteye uğratarak büyüme beklentilerini olumsuz etkiledi. Savaş, ABD'de akaryakıt ve ulaşım maliyetlerini artırarak enflasyonu körüklerken, küresel ölçekte enerji ve gıda fiyatlarındaki artış, özellikle Asya, Afrika ve Latin Amerika'da ekonomik baskıyı derinleştirdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) da küresel büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etmek zorunda kaldı.

SİYASİ BELİRSİZLİK VE FIRSATÇILIK

Donald Trump için savaş, kamuoyu desteğinin düşmesiyle birlikte büyük bir siyasi risk teşkil ediyor. Ancak İran'ın geri adım atması halinde bir kazanım elde etme ihtimali de bulunuyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise İran'ın askeri kapasitesine vurulan darbeyle iç politikada avantaj sağlamayı umuyor. Öte yandan, savaşın durumu belirsizliğini korurken, Çin enerji stokları ve alternatif kaynakları sayesinde krizi nispeten daha az hasarla atlatıyor ve ABD'nin küresel prestij kaybından diplomatik olarak faydalanma potansiyeli taşıyor. Chevron, Shell ve Exxon gibi enerji devleri artan petrol fiyatlarıyla rekor kârlar elde ederken, Rusya'nın enerji gelirleri de Mart ayında Şubat ayına göre neredeyse iki katına çıkarak 19 milyar dolara ulaştı.