İran'ın dini liderlik makamına seçilmesinin üzerinden iki ayı aşkın bir süre geçmesine rağmen Mücteba Hamaney'in kamuoyunun karşısına çıkmaması, sağlık durumu ve konumu hakkında spekülasyonları artırıyor. Savaşın başlangıcında aldığı ağır yaralarla ilgili farklı bilgiler paylaşılırken, yetkililerin son dönemdeki parça parça açıklamaları, hem ülke içinde hem de uluslararası alanda bir güvence oluşturma çabası olarak görülüyor.
LİDERİN SAĞLIK DURUMU HAKKINDA ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR
İranlı yetkililer, Hamaney'in durumu hakkında başlangıçta 'hafif yaralandığı' yönünde açıklamalar yaparken, ABD istihbaratı ise sol bacağından, sol elinden ve yüzünden ağır yaralandığını belirtiyor. Bu çelişki, İran'ın liderin uzuvlarının kesildiği veya yüzünde ciddi hasar oluştuğu yönündeki iddiaların önüne geçme amacı taşıdığı şeklinde yorumlanıyor. Dini liderlik makamının protokol şefi Mezaher Hüseyini'nin, babası ve eşini hedef alan bombardımandan şans eseri kurtulduğunu ve sadece hafif yaralandığını ifade etmesi de bu yöndeki çabaları destekler nitelikte. Ancak bu açıklamalar, dünya kamuoyu tarafından tam olarak ikna edici bulunmuyor.
GİZEMLİ KAYBOLUŞ VE SİYASİ BELİRSİZLİK
Mücteba Hamaney'in kamuoyundan uzak durması, İran'ın nükleer programı ve Hürmüz Boğazı'nın durumu gibi kritik müzakere süreçlerinde son sözü söyleyecek kişinin kim olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Aşırı muhafazakar grupların taviz verilmesine karşı eleştirileri ve Devrim Muhafızları'nın artan siyasi etkisi, İran yönetimindeki belirsizliği derinleştiriyor. Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump'ın da İran liderliğinin 'darmadağın' olduğu yönündeki açıklamalarıyla dış dünyaya yansıyor. Hamaney'in babası Ali Hamaney'in 37 yıllık deneyimiyle kurduğu dengeyi, 56 yaşındaki Mücteba'nın ne kadar sürdürebileceği ise İran'ın geleceği açısından belirleyici olacak. Uzmanlar meclisinde gizli toplantılarla lider seçilen Mücteba Hamaney'in, babasının aksine her zaman gözlerden uzak bir profil çizmiş olması, onun siyasi tecrübesi ve denge oluşturma kabiliyeti hakkında soru işaretleri yaratıyor. Diplomatlar, Hamaney'in İsrail'in suikast tehditleri nedeniyle iletişim kanallarını tamamen değiştirdiğini ve takibi önlemek amacıyla elden teslim edilen notlarla çalıştığını belirtiyor. Bu durum, Hamaney'in müzakere süreçlerini yönetmek için kurduğu iki ayrı komite aracılığıyla, yazılı olarak son kararı verdiği şeklinde değerlendiriliyor.



