İran'ın Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in vefatının ardından koltuğu devralan oğlu Mucteba Hamaney, sadece ülkesinin siyasi geleceğini değil, aynı zamanda küresel çapta milyarlarca dolarlık gizli bir finansal imparatorluğun da tek hakimi haline geldi.
Londra'dan Dubai'ye Uzanan Milyarlarca Dolarlık Ağ
Batılı istihbarat ajansları ve gizli emlak kayıtlarına dayanan bir yıllık soruşturma, yeni Yüksek Lider'in kişisel ve kurumsal servetinin dudak uçuklatan boyutlarını ortaya koyuyor. Bu soruşturma, Mucteba Hamaney'nin sadece 88 milyonluk bir ülkenin siyasi kaderini değil, aynı zamanda Londra'daki lüks malikanelerden Dubai'deki villalara, paravan şirketlerden devlete ait holdinglere kadar uzanan yüz milyarlarca dolarlık karanlık bir finansal ağın da kontrolünü elinde topladığını gösteriyor.
İran İçindeki Devasa Holdingler ve Vakıflar
Soruşturmanın en dikkat çekici bulgularından biri, Londra'nın prestijli Bishop's Avenue'daki (Milyarderler Sırası) 130 milyon doları aşan değeriyle dikkat çeken lüks malikaneler. Bu mülkler resmi olarak Mucteba Hamaney'nin adına kayıtlı olmasa da, Birleşik Krallık tarafından yaptırım uygulanan İranlı oligark Ali Ansari'nin yönettiği paravan şirketler ağı üzerinden kontrol ediliyor. Fon kaynağının İran petrol satışlarından geldiği belirtilen bu ağ, Dubai, İspanya, Almanya ve Kanada gibi ülkelerde de lüks mülklere uzanıyor. Mucteba Hamaney'nin kişisel servetinin 3 milyar doları aştığı tahmin edilirken, asıl büyük servet İran içindeki kurumlarda yatıyor. Merhum Ayetullah Hamaney tarafından kurulan ve bankacılıktan petrokimyaya kadar birçok sektörü kontrol eden 95 milyar dolarlık "Setad" holdingi ve 10 milyar doları aşan varlıklarıyla "Mostazafan Vakfı" gibi dini vakıflar da artık yeni liderin kontrolüne geçmiş durumda. Ayrıca, İran Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) ekonomik kolu olan Hatem-ül Enbiya Karargahı da doğrudan Mucteba Hamaney'e bağlı çalışıyor.



