Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından İran ile müzakerelerin devam etmesi yönündeki talebi, bölgedeki tansiyonu daha da yükseltiyor. Trump, "Bir anlaşmanın mümkün olup olmadığını görmek için görüşmelerin sürmesini istedim," diyerek diplomatik çözüm arayışının altını çizdi. Bu gelişme, İsrail Başbakanlık Ofisi'nin iki liderin işbirliğini sürdürme konusunda anlaştıklarını duyurmasının ardından geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise diplomasiye öncelik verdiklerini ancak adil bir anlaşma çerçevesinde egemenlik haklarından taviz vermeyeceklerini vurguladı.

Diplomatik Çıkmaz ve Türkiye'den Uyarılar
Netanyahu, müzakerelerin İran'ın balistik füze programına sınırlamalar getirmesi ve vekil güçlere verdiği desteği sonlandırması gibi konuları kapsaması gerektiğini savunarak net bir duruş sergiledi. ABD yönetimi de bu talepleri desteklerken, İran'ın müzakerelerin sadece nükleer konularla sınırlı kalması yönündeki isteği ve diğer şartları reddetmesi, iki taraf arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştiriyor. Bu noktada Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'dan gelen uyarılar dikkat çekiyor; Fidan, genişletilmiş görüşmelerin "farklı bir savaştan başka bir sonuç doğurmayacağını" ifade etti.
ABD'den Askeri Hazırlıklar ve İran İçindeki Sorunlar
Müzakere masasında beklenen ilerlemenin kaydedilememesi durumunda, bölgedeki askeri hazırlıkların hız kazandığına dair haberler gelmeye devam ediyor. Wall Street Journal'ın bildirdiğine göre, Pentagon, İran'a yönelik olası bir askeri operasyon için hazırlık talimatı verdi ve Orta Doğu'ya ikinci bir uçak gemisi saldırı grubunun gönderilmesi planlanıyor. Trump'ın, "Eğer anlaşmaya varamazsak, ikinci aşamaya geçeceğiz ve bu aşama onlar için çok zor olacak," şeklindeki açıklaması, mevcut baskı politikasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Öte yandan, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), ekonomik protestolar sırasında hayatını kaybedenlerin sayısının 7 bin 2'ye ulaştığını duyurdu. Ayrıca, İslam Devrimi'nin yıldönümü kutlamaları sırasında canlı yayında "Hamaney'e ölüm" sloganlarının atılması üzerine bir yerel televizyon yöneticisinin görevden alınması, ülkedeki siyasi gerilimin bir başka boyutunu oluşturuyor.


