ABD ve İsrail'in ortak saldırılarının ardından İran'ın misilleme hamlesi, bölge ülkelerinin yanı sıra Türkiye'yi de hedef aldı. Savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana, 4, 9 ve 13 Mart tarihlerinde İran'dan Türk hava sahasına doğru 3 balistik mühimmat yönlendirildi. Bu mühimmatların tamamı Doğu Akdeniz'de imha edilirken, Ankara diplomatik kanallardan İran ile temas kurdu.
İRAN'DAN ŞOK İDDİA VE TÜRKİYE'NİN TEPKİSİ
Türk hava sahasına yönelen füzelerle ilgili İran ile görüşmeler devam ederken, Tahran yönetimi füzeleri kendilerinin ateşlemediğini iddia etti. İran, olayın araştırılması için ortak bir heyet kurulmasını talep etti. Ancak Türkiye, İran'ın bu açıklamasını inandırıcı bulmuyor ve söz konusu inceleme teklifini de gerçekçi görmüyor. Güvenlik kaynakları, şu ana kadar engellenen 3 füzenin can kaybına yol açmadığı için İran'a karşı sert bir tavır alınmadığını belirtiyor. Ancak, bir sonraki füzenin can kaybına neden olması durumunda Ankara'nın yaklaşımında ciddi bir değişiklik olabileceği ifade ediliyor.
GÜVENLİK KIRMIZI ÇİZGİSİ VE TARAFLI OLMAYAN POLİTİKA
Türkiye, sınırlarının, kara ve hava sahasının güvenliği için her türlü önlemi almış durumda. Savaşın başlangıcından bu yana itidalli davranan ve tarafları diplomasiye davet eden Ankara, hava sahasına giren füzeler karşısında dahi soğukkanlılığını koruyor. Savaşta tarafsız olduğunu açıklayan Türkiye, ülkeyi savaşa sürükleyecek hiçbir senaryoya izin vermeyeceğini vurguluyor. Türk topraklarına ve hava sahasına yönelik her türlü tehdide karşı hazırlıklı olan Ankara'nın önceliği, vatandaşlarının güvenliği olarak öne çıkıyor.


