DÜNYA
Yayınlanma : 19 Mart 2026 08:35
Düzenleme : 19 Mart 2026 08:35

İran'dan Hürmüz Boğazı'nda şok hamle: 8 ülkeye yuan şartıyla geçiş izni!

İran'dan Hürmüz Boğazı'nda şok hamle: 8 ülkeye yuan şartıyla geçiş izni!
İran, petrol ticaretinde Çin yuanı şartıyla 8 ülkeye Hürmüz Boğazı'ndan geçiş izni vermeyi değerlendiriyor. Bu hamle, hem Batılı analistlerce stratejik bir adım olarak görülürken, Çin'den temkinli ve endişeli tepkiler geliyor.

İran'ın, petrol ticaretinde Çin yuanını kullanma şartıyla, Hürmüz Boğazı'ndan geçiş yapacak petrol tankerleri için yeni bir düzenleme değerlendirdiği iddia edildi.

Hürmüz Boğazı'nda Yeni Dönem Mi?

CNN'in adı açıklanmayan üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı habere göre, İran, petrolün Çin yuanı ile işlem görmesi koşuluyla, sınırlı sayıda petrol tankerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçişine izin vermeyi masaya yatırıyor. Bu adımın, İran'ın boğazdan geçen petrol tankerlerinin akışını kontrol altına almak için yeni bir strateji geliştirdiği bir dönemde atıldığı belirtiliyor.

Batılı Analistler Ne Diyor?

Batılı analistler, İran'ın bu hamlesini, doğrudan füze veya dron saldırıları yerine müttefiklerine "özel koridorlar" açma stratejisinin bir parçası olarak yorumluyor. CSIS Asya Denizcilik Şeffaflık Girişimi'nden Harrison Prettet, "Bu kıyı rotasının kullanımı, açıkça İran'ın belirli gemilerin geçişini önceden onaylamasıyla bağlantılı" diyerek durumu özetliyor. JP Morgan Analisti Natasha Caneva ise, bu durumun İran ile yapılan siyasi anlaşmalara ve tavizlere dayanan fiili bir boğaz kontrol sistemi yarattığına dikkat çekiyor.

Çin'den Temkinli Tepki

Beklenenin aksine, Çinli uzmanlar yuanın küreselleşmesine hizmet edebilecek bu adıma temkinli ve hatta endişeli yaklaşıyor. Çin Halk Üniversitesi'nden Wang Yiwei, bu hamlenin tam bir ablukadan daha gerçekçi olduğunu ancak Çin'i istemediği daha geniş jeopolitik çatışmaların tam merkezine sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. SCMP'ye konuşan ismini gizli tutan bir Çinli diplomatik uzman ise, küresel ham petrolün büyük çoğunluğunun yuan ile fiyatlandırılmadığını hatırlatarak, İran'ın bu talebine boyun eğen ülkelerin veya şirketlerin ABD ve İsrail nezdinde "siyasallaşmış" olarak görüleceğini ve çok sert siyasi/ekonomik karşı önlemlerle yüzleşmek zorunda kalacağını belirtiyor.