DÜNYA
Yayınlanma : 26 Ocak 2026 02:53
Düzenleme : 26 Ocak 2026 02:53

İran'da protestoların bilançosu şoke etti: 6 bin ölü, 40 binden fazla gözaltı

İran'da protestoların bilançosu şoke etti: 6 bin ölü, 40 binden fazla gözaltı
İran'da 2025 sonunda başlayan protestolarda 6 bine yakın kişi hayatını kaybederken, 40 binden fazla kişi gözaltına alındı. Resmi ve gayriresmi rakamlar arasındaki fark dikkat çekiyor.

İran'da 2025 yılının sonlarında başlayan ve tüm ülkeye yayılan protestolar, insan hakları örgütlerinin açıkladığı rakamlarla dehşet verici bir tablo ortaya koydu. Gösteriler sırasında hayatını kaybedenlerin sayısı 6 bine yaklaşırken, gözaltına alınanların sayısı ise 40 bini aştı. Bu veriler, ülkede yaşanan krizin boyutunu gözler önüne seriyor.

EKONOMİK KRİZ PROTESTOLARI TETİKLEDİ

Protestoların temelinde, 28 Aralık 2025'te yerel para biriminin döviz karşısında hızla değer kaybetmesi ve derinleşen ekonomik sorunlar yatıyor. Tahran Büyük Çarşı'da esnafın başlattığı eylemler, kısa sürede tüm ülkeye yayıldı. Başkent Tahran'da 8 Ocak'ta yaşanan olaylar sırasında internet erişimi engellendi ve güvenlik güçleri ile siviller arasında şiddetli çatışmalar meydana geldi.

RESMİ VE GAYRİRESMİ RAKAMLAR ARASINDA UÇURUM

İran Şehit ve Gaziler Vakfına bağlı Adli Tıp Kurumu, gösteriler sırasında 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Bu sayıdan 2 bin 427'sinin silahlı terör grupları tarafından öldürülen güvenlik görevlileri ve siviller olduğunu belirtti. Ancak insan hakları örgütü HRANA, ölü sayısını 5 bin 459 olarak güncelleyerek daha fazla vaka doğruladığını iddia ediyor. Bu durum, resmi ve gayriresmi rakamlar arasındaki büyük farkı ve şeffaflık sorununu gözler önüne seriyor.

ULUSLARARASI ENDİŞELER ARTIYOR

İran'daki protestolar her ne kadar azalıyor gibi görünse de, HRANA ölü ve gözaltı sayılarını güncellemeye devam ediyor. Örgütün son verilerine göre, hayatını kaybedenlerin sayısı 5 bin 459'a ulaşmış durumda. Olaylarda 208 güvenlik görevlisinin de yaşamını yitirdiği bildiriliyor. Bu gelişmeler, İran'daki insan hakları ihlalleri ve güvenlik krizi konusundaki uluslararası endişeleri daha da artırıyor.