İnsansı robot teknolojisi, milyarlarca dolarlık yatırımlara rağmen henüz emekleme aşamasında. Robotik uzmanları, bu robotların evlerimizde güvenilir bir şekilde hizmet verecek seviyeye gelmesi için daha uzun yıllar gerektiğini belirtiyor. Prototiplerden gerçek dünya uygulamalarına geçişin tahmin edilenden daha uzun süreceği vurgulanıyor.

ŞİRKETLERİN GÖSTERİLERİ VE GERÇEK DURUM
Agility Robotics, Tesla ve Figure AI gibi şirketler, bu yıl insansı robotlarının yürüme, koşma ve depolarda nesne taşıma yeteneklerini sergiledi. Agility'nin Digit robotu, kontrollü depo ortamlarında yüzlerce adetle kullanılıyor. Ancak şirket yöneticileri, asıl hedefin 'insana benzeyen' değil 'işe yarayan' robotlar olduğunu açıklıyor. Kutuları taşımak gibi sınırlı görevler mümkün olsa da, ev içinde hizmet veren bir robot fikri, mevcut sistemlerin güvenilirlik sınırlarının çok ötesinde kalıyor.
MALİYET VE GÜVENLİK ENGELLERİ
Bir diğer büyük engel ise maliyet. Robot fiyatının yanı sıra, kurulum ve güvenlik altyapısı toplam maliyetin önemli kısmını oluşturuyor. Uzmanlara göre, robotlara harcanan her 100 doların sadece 20 doları makineye giderken, 80 doları insanları yüksek hızlı ekipmanlardan korumaya yönelik güvenlik sistemlerine ayrılıyor. Teorik olarak hafif insansı robotlar bu maliyetleri düşürebilir, ancak etkileyici gösterilerin tutarlı performansa dönüşeceğinin garantisi yok.
DAR GÖREVLER VE GERÇEKÇİ BEKLENTİLER
Gatlin Robotics CEO'su Isaac Qureshi, VR başlığıyla yönlendirilen temizlik robotunun duvar silme denemesini göstererek, hedeflerinin toz alma ve yüzey temizliği gibi basit işlerden başlayıp zamanla karmaşık görevlere ilerlemek olduğunu açıkladı. Weave Robotics CEO'su Kaan Doğrusöz ise alandaki çalışmaları Apple'ın 1990'lardaki Newton PDA'sına benzeterek, 'Tam iki ayaklı insansı robotlar, çağımızın Newton'ları' diyor. Weave'in çamaşır katlayan robotları gibi dar, tekrarlayan işlerde sınırlı başarı olsa da, bu genel amaçlı ev robotlarına kısa vadede ulaşılacağı anlamına gelmiyor. Elon Musk'ın Tesla Optimus için 2030'a kadar yılda bir milyon adet üretim öngörüsü gibi iddialı hedefler bulunsa da, birçok girişim hala manuel yönlendirme gibi yöntemlere bağımlı durumda.


