GÜNDEM
Yayınlanma : 03 Şubat 2026 04:24
Düzenleme : 03 Şubat 2026 04:24

İmamoğlu'nun ekibinden şok iddialar: fuhuş ağına karıştıkları öne sürüldü!

İmamoğlu'nun ekibinden şok iddialar: fuhuş ağına karıştıkları öne sürüldü!
İstanbul'da yürütülen soruşturmada, İBB'den bazı isimlerin fuhuş ağına karıştığı iddia edildi. İfadeler, uyuşturucu kullanımı ve kadınların maddi çıkar amacıyla kullanılması gibi ciddi suçlamaları gündeme getirdi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında alınan ifadeler, İBB içindeki bazı isimleri fuhuş ağı iddialarıyla karşı karşıya bıraktı. 'Şüpheli' sıfatıyla ifadesi alınan Dilvin Miray Çalkın, 'Gönül Mama' kod adlı Gülşah Rojin Demir'in kadınları erkeklerle tanıştırarak maddi çıkar sağladığını iddia etti.

Bağdatlı ve uyuşturucu iddiaları

Çalkın, 2023 yılında Zorlu Raffles Otel'de Demir aracılığıyla tanıştığı ve İBB soruşturmasının firari ismi Emrah Bağdatlı ile cinsel ilişki yaşadığını belirtti. İfadesinde, Bağdatlı'nın uyuşturucu madde kullandığını ve otele gelen kadınlara dağıttığını öne süren Çalkın, "Bağdatlı, yanında cebinden çıkardığı parayı rulo yaparak uyuşturucu maddeyi çekti. Kendisiyle cinsel birlikteliğimizde farklı istekleri oldu ancak ben bunu kabul etmedim" dedi.

Ongun ve Köksal da ifadede yer aldı

Dilvin Miray Çalkın, 2023 yılında Bağdatlı ile yaşadığı cinsel birliktelik sırasında tutuklu eski İBB Sözcüsü Murat Ongun'un da aynı otelde bulunduğunu ancak o dönemde İBB'deki görevini bilmediğini belirtti. Fotoğrafı gösterildiğinde Ongun'u teşhis ettiğini söyleyen Çalkın, kendisiyle de 2023 yılında yine Zorlu Raffles Otel'de cinsel ilişki yaşadığını ve Gülşah Rojin Demir'in yönlendirmesiyle gerçekleştiğini ileri sürdü. Ayrıca, İBB soruşturmasında tutuklu yargılanan Hüseyin Köksal'ın da kadın ayarlayan kişilerden biri olduğunu iddia eden Çalkın, Köksal, Bağdatlı ve Ongun ile yaşadığı cinsel birlikteliklere dair fotoğrafların gösterilmesi üzerine bu kişileri teşhis ettiğini ifade etti. Melisa, Reyhan ve Burcu isimli kişilerin de benzer şekilde kullanıldığını iddia eden Çalkın, bazı kişilerin bu faaliyetler nedeniyle 'mağdur' olduğunu savundu.