Küresel enerji krizi derinleşirken, Hürmüz Boğazı’na alternatif arayışlar hız kazandı. ABD basınında yer alan haberlere göre, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Avrupa’ya Körfez’den Akdeniz’e uzanacak yeni bir enerji koridoru planı önerdi.

ENERJİ GÜZERGAHI PLANI
Şara’nın önerisi, 1947-1950 yılları arasında Aramco tarafından inşa edilen ve Suudi Arabistan'daki Abkayk sahalarından Lübnan’ın Sayda Limanı’na kadar uzanan 1.214 kilometrelik Trans-Arabistan Boru Hattı’na dayanıyor. Günlük 500 bin varil kapasiteye sahip olan bu hat, 1983'te Lübnan iç savaşı nedeniyle devre dışı kalmıştı. Şara yönetimi, bu hattı yeniden canlandırmayı ve Hürmüz Boğazı’nı baypas eden bir enerji güzergahı oluşturmayı hedefliyor.
ZAMANLAMASI DİKKAT ÇEKİYOR
Teklifin zamanlaması oldukça dikkat çekici. Avrupa’da doğalgaz fiyatları 28 Şubat’tan bu yana yüzde 70 artarken, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi sayısı 138’den 9’a düştü. Bu durum, küresel arzda ciddi bir daralmaya yol açtı. Avrupa Birliği, acil önlemler kapsamında gaz depolama hedefini yüzde 90'dan 80'e çekerken, bazı üye ülkelerde vergi indirimleri ve Rusya’ya yönelik yaptırımların gevşetilmesi tartışılıyor. Avustralyalı analist Shanaka Anslem Perera, son altı yılda yaşanan gelişmelerin enerji taşımacılığında güzergah çeşitliliğini stratejik zorunluluk haline getirdiğini vurguluyor. İran’ın dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sini etkileyebilecek konumda olması bu kırılganlığı artıran unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
TÜRKİYE DE GÖRÜŞÜLÜYOR
Orta Doğu’daki savaş, sadece enerji değil, ticaret koridorları üzerinde de yeni bir rekabet başlattı. Suriye’nin, Körfez’i Avrupa’ya bağlayacak alternatif bir lojistik hat üzerinde çalıştığı iddia ediliyor. Bu girişim, Hindistan’dan başlayarak Körfez, Ürdün ve İsrail’in Hayfa Limanı üzerinden Avrupa’ya uzanan IMEC projesinin geleceğini de tartışmaya açtı. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı’na alternatif rotaların geliştirilmesinin artık yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir zorunluluk haline geldiğini belirtiyor.


