Küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı'ndaki aksama, enerji arzında ciddi bir daralma endişesi doğurdu.
Katar'dan gelen endişe verici açıklamalar
Piyasalardaki tedirginliği artıran bir başka gelişme ise Katar'dan geldi. Katar Enerji Bakanı Saad bin Şeride el-Kabi, Körfez ülkelerinin petrol ve gaz üretimini durdurmak zorunda kalabileceğine dair açıklamalarda bulundu. Bu durum, fiyatlardaki yükselişi hızlandırdı. Jeopolitik gerilimlerin artmasıyla birlikte petrol fiyatlarında hızlı bir yükseliş gözlemlendi. 27 Şubat'ta Brent petrol spot piyasada yüzde 2,8 artışla 73 dolardan kapanırken, WTI ham petrol yüzde 2,6 yükselerek 67,18 dolara ulaştı.
Petrol fiyatlarında büyük artışlar
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik saldırıları sonrasında, hafta başında biriken risk priminin fiyatlara sert şekilde yansıdığı görüldü. Bu gelişmelerin ardından Brent petrol, 2 Mart’la başlayan haftayı yüzde 16,2 artışla 90,83 dolardan tamamlayarak, Ekim 2023'ten bu yana en yüksek kapanışını kaydetti. WTI tipi ham petrol de yaklaşık 29 ayın zirvesine ulaşarak, 88,89 dolara çıkarak saldırı öncesine göre yüzde 32,3 değer kazandı. Hürmüz Boğazı'ndaki kesinti, Körfez'de günlük yaklaşık 15 milyon varil ham petrol ve 4,5 milyon varil rafine yakıt akışının durmasına neden oldu. Küresel günlük tüketimin yaklaşık beşte birine karşılık gelen bu arz kaybı, petrol piyasalarında güçlü bir şok etkisi yarattı. Depolama kapasitesinin sınırlı olduğu Irak'ın günlük yaklaşık 4,3 milyon varillik üretiminin en az dörtte birinin durduğu tahmin ediliyor.



