İran ile ABD arasındaki tansiyonun tırmanması ve İran'ın gemilere el koyma eylemleri, hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğini felce uğrattı. Son 24 saatte boğazdan geçebilen gemi sayısı sadece 5'e inerken, bu durum küresel enerji akışını da sekteye uğrattı.
GÜNDE 140 GEMİ GEÇERKEN ŞİMDİ SADECE 5
Normal şartlarda günde ortalama 140 geminin geçiş yaptığı Hürmüz Boğazı'nda, son olayların ardından bu rakamın 5'e düşmesi, krizin boyutunu gözler önüne seriyor. İran'ın iki konteyner gemisine el koyması ve ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmesi, bu kritik su yolundaki hareketliliği neredeyse tamamen durma noktasına getirdi. Geçiş yapan 5 gemiden biri ise İran'a ait bir petrol ürünü tankeriydi.
GÜVENLİK GARANTİSİ VE DAR ROTALAR ENDİŞE YARATIYOR
Denizcilik sektörü temsilcileri, trafiğin normale dönmesi için istikrarlı bir ateşkes ve taraflardan güvenlik garantisi talep ediyor. Uluslararası denizcilik kuruluşu BIMCO'nun güvenlik yetkilisi Jakob Larsen, şirketlerin her iki taraftan da güvence alması gerektiğini belirtirken, mevcut durumda gemilerin İran ve Umman kıyılarına yakın dar rotaları kullanmak zorunda kaldığını ve bu güzergahların yoğunluğu kaldıramadığını vurguladı. ABD yaptırımları altındaki İran bayraklı "Niki" isimli tankerin varış noktası belirtilmeden boğazdan geçmesi ve ABD Donanması'nın oluşturduğu abluka hattına doğru ilerleyip ilerlemeyeceğinin belirsizliği ise durumu daha da karmaşık hale getiriyor.
EL KOYMALAR VE YAPTIRIMLAR KRİZI DERİNLEŞTİRİYOR
İran'ın küçük ve hızlı botlarla iki konteyner gemisine el koyması, denizcilik ve enerji şirketlerinde güvenlik endişelerini zirveye taşıdı. Deniz taşımacılığı analiz platformu Xeneta'dan Peter Sand, bu son el koymaların, 'açık' bir Hürmüz Boğazı'nın bile güvenli olmadığını gösterdiğini ifade etti. Boğazdaki bu aksama, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık beşte birini etkilerken, Körfez'de mahsur kalan yüzlerce gemi ve yaklaşık 20 bin denizci için belirsizlik sürüyor. Sigorta şirketleri ve enerji firmaları ise risklerin azalmasını bekliyor.



