ABD ve İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer silaha sahip olamayacağı ve Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağı yönündeki tehdidiyle kırılgan bir hale geldi. Bu durum, Orta Doğu'da tansiyonu yeniden tırmandırarak kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki riskleri artırdı. İran'ın boğazdaki geçişleri yeniden kısıtlamasıyla sevkiyatlar durma noktasına gelirken, lojistik sektörü alternatif rota arayışlarına hız verdi.
PİYASALARDA GERİ DÖNÜŞ ZAMANI
ING Group Kıdemli Ulaşım ve Lojistik Sektör Ekonomisti Rico Luman, ateşkes haberinin enerji piyasalarındaki baskıyı hafifleterek petrol fiyatlarını düşüreceğini ancak savaş öncesi seviyelere hemen dönülemeyeceğini belirtti. Luman, ablukanın kalkmasının mahsur kalan gemiler için bir rahatlama sunduğunu ancak tedarik zincirlerinin yeniden dengelenmesinin haftalar süreceğini vurguladı. İran'ın boğaz üzerindeki kontrolünü elinde tutma isteğinin, müzakerelerdeki en güçlü kozu olmaya devam edeceğini ve bu durumun daha kısıtlayıcı bir geçişle sonuçlanabileceğini ekledi. Luman, "Özetle, bu kesinlikle iyi bir haber ancak normalleşmenin hala uzun zaman alacağının farkında olmalıyız." dedi.
ALTERNATİF GÜZERGAHLAR KALIClLAŞIYOR
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Başkanı Bilgehan Engin, ateşkesin Hürmüz Boğazı'nda kademeli bir normalleşme beklentisi yarattığını ancak kısa vadede tam güvenli geçişin zor olduğunu ifade etti. Engin, enerji taşımacılığında petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilme yaşanacağını ancak fiziksel akışların eski seviyelerine dönmesinin zaman alacağını belirtti. Navlun ve sigorta maliyetlerinde kısa vadede aşağı yönlü bir düzeltme beklense de, risk algısının tamamen ortadan kalkmaması nedeniyle sigorta primlerinin ve ek ücretlerin kriz öncesi seviyelere hızlı bir şekilde dönmesinin beklenmediğini söyledi. Engin, "Bu dönemde firmalar biriken yükleri eritmeye, ertelenmiş sevkiyatları hızlandırmaya ve kontratlarını yeniden dengelemeye odaklanacaktır. Ancak son haftalarda yaşanan gelişmeler, Hürmüz Boğazı’nın jeopolitik olarak kontrollü bir koridor haline geldiğini ortaya koymuştur. Bu nedenle alternatif güzergah arayışları daha kalıcı bir stratejiye dönüşmektedir." şeklinde konuştu. Firmaların tek rota bağımlılığını azaltma, multimodal taşıma çözümlerine yönelme ve sigorta ile finansal koruma araçlarını çeşitlendirme eğiliminde olduğunu da sözlerine ekledi.



