Suudi Arabistan, uluslararası deniz ticaretinin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut abluka durumunu kaldırması için Amerika Birleşik Devletleri'ne önemli bir baskı uyguluyor. Bu stratejik hamlenin ardında yatan temel neden ise, İran destekli Husilerin Babülmendep Boğazı'nı kapatma potansiyeli ve bunun yol açabileceği küresel ticaret aksaklıkları endişesi.
Babülmendep Tehdidi ve Petrol Sevkiyatı
Wall Street Journal'ın haberine göre, Suudi Arabistan, İran'ın olası bir misilleme olarak Babülmendep Boğazı'nı kapatmasından derin endişe duyuyor. Krallık, mevcut durumda Hürmüz Boğazı kapalı olsa dahi petrol ihracatını, Basra Körfezi'ndeki Ras Tanura tesislerinden Kızıldeniz'deki Yanbu limanına yönlendiren Doğu-Batı petrol boru hattı aracılığıyla günlük 7 milyon varile çıkarmayı başardı. Ancak Babülmendep Boğazı'nın kapanması, Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz'e ulaştırdığı petrolü uluslararası pazarlara sevk etme kabiliyetini ciddi şekilde sekteye uğratacaktır.
Husilerin Rolü ve Suudilerin Güvenceleri
Öte yandan, Yemen kıyısına yakınlığı nedeniyle Babülmendep Boğazı'nın geçiş noktasında fiili kontrolü elinde bulunduran İran destekli Husiler, bölge için önemli bir asimetrik tehdit oluşturuyor. Husiler, geçtiğimiz yıl Gazze savaşına tepki olarak Babülmendep Boğazı'nı İsrail ve ABD gemilerine kapatmış, bu durum boğazdan geçen trafiği yarıya indirmişti. Wall Street Journal'a konuşan Arap yetkililer, İran'ın Husileri Babülmendep'i yeniden kapatmaları için teşvik ettiğini iddia ederken, Husilerin boğazdan geçen gemilerden ücret talep edebileceği de belirtiliyor. Suudi yetkililer, Husilerden kendi gemi ve tankerlerine saldırmayacaklarına dair güvence aldıklarını belirtse de, ABD'ye durumun belirsizliğini koruduğunu ileterek Hürmüz ablukasının kaldırılması yönündeki baskılarını sürdürüyorlar.



