Orta Doğu'da tırmanan tansiyon, Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat aksaklıklarıyla birlikte küresel Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) piyasasını tarihin en sert arz şoklarından biriyle karşı karşıya bıraktı. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri, küresel enerji tedarik zincirinde ciddi bir kırılmaya yol açtı.
HAFTALIK 1,5 MİLYON TON LNG PİYASADAN ÇEKİLİYOR
İskoçya merkezli araştırma ve danışmanlık şirketi Wood Mackenzie'nin verilerine göre, krizin patlak vermesinden bu yana her hafta yaklaşık 1,5 milyon ton (2,2 milyar metreküp) LNG'nin küresel pazarlara ulaşamadığı belirtiliyor. Savaşın ilk haftasında Katar'daki Ras Laffan tesisi ve BAE'deki Das Island tesislerinde üretimin durması, dünyanın önde gelen LNG tedarikçilerinden Katar Enerji'nin 'mücbir sebep' ilan etmesine neden oldu.
TÜM GÖZLER KATAR VE BAE ÜZERİNDE
Savaşın 19. gününde, özellikle Katar ve BAE gibi üreticilerin Hürmüz Boğazı üzerinden yaptığı sevkiyatların neredeyse durma noktasına gelmesiyle, krizin başlangıcından bu yana toplam 4 milyon ton LNG'nin piyasaya verilemediği tahmin ediliyor. ABD ve İsrail'in belirsiz açıklamaları ve İran'ın enerji tesislerine yönelik saldırıları, savaşın ne zaman biteceğine dair öngörüleri zorlaştırırken, bu durum Hürmüz Boğazı'ndan LNG akışında da ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Hatta çatışmalar dursa bile Katar'ın LNG üretimine yeniden başlamasının haftalar sürebileceği değerlendiriliyor. Katar'ın küresel LNG piyasasındaki yaklaşık %20'lik payı düşünüldüğünde, savaşın uzaması tedarik ve fiyat mekanizmalarındaki baskıyı artıracak. Bu durum, Avrupa ve Asya'daki doğal gaz piyasalarında fiyatların yükselmesine neden oluyor. Hollanda merkezli TTF'de nisan vadeli gaz kontratları, savaş öncesi 31 avro seviyesinden 56,4 avroya kadar yükseldi ve şu anda 52 avro civarında seyrediyor.
ÇİN VE HİNDİSTAN TALEP AZALTACAK, AVRUPA SPOT ALIM YAPACAK
ICIS Küresel Gaz ve LNG Baş Analisti Alex Siow, Katar ve BAE'nin toplam 85 milyon tonluk üretim kapasitesinin şu anda devre dışı olduğunu ve bunun aylık bazda büyük bir kayıp anlamına geldiğini belirtti. Siow'a göre, Japonya ve Güney Kore, kaybedilen kontratlı kargoların yerine spot LNG alımı yapacak. Çin ve Hindistan'ın ise LNG talebini azaltarak 'talep yıkımı'na gideceği, Avrupa, Güney Kore ve Japonya'nın ise kesintiyi spot LNG alımıyla telafi etmeye çalışacağı öngörülüyor. Avrupa'nın Katar'dan ithalatının düşük olması nedeniyle ABD LNG'si ile kolayca ikame edebileceği ve şu anda düşük seviyede olan gaz depolarını doldurmak için nisan ayı civarında LNG alımına başlayacağı tahmin ediliyor. Öte yandan, Petrol İhraç Eden Arap Ülkeler Örgütü (OAPEC) Küresel Gaz Piyasaları Uzmanı Wael Hamed Abdel Moati, Hürmüz Boğazı kriziyle 2022'deki Rusya-Ukrayna Savaşı'nın tetiklediği gaz krizini karşılaştırarak, mevcut krizin daha geniş küresel etkiye sahip olduğunu vurguladı. Moati, bu durumun kısa ve orta vadede ABD'nin üretim kapasitesini artırması için güçlü bir kaldıraç etkisi yarattığını belirtti.



