DÜNYA
Yayınlanma : 02 Nisan 2026 09:56
Düzenleme : 02 Nisan 2026 09:56

Hürmüz Boğazı krizi Körfez ülkelerini boru hatlarına yöneltiyor: Alternatifler masada

Hürmüz Boğazı krizi Körfez ülkelerini boru hatlarına yöneltiyor: Alternatifler masada
Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik endişeleri, Körfez ülkelerini alternatif enerji rotaları ve boru hatları projelerini değerlendirmeye itiyor. Maliyetler ve güvenlik riskleri önemli engeller oluşturuyor.

İran ile yaşanan gerilimler ve küresel sorunlara yol açan Hürmüz Boğazı krizi, bölgedeki petrol üreticisi ülkeleri alternatif çözümler aramaya itiyor. Özellikle maliyetli boru hatları projeleri, kapalı geçişleri bypass etmek için yeniden değerlendiriliyor.

ÇARE BORU HATLARI

İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri kısıtlama potansiyeli ve mevcut çatışmaların yarattığı güvenlik tehdidi, Körfez ülkelerini enerji ihracatlarını sürdürebilmek için yeni yollar bulmaya zorluyor. Financial Times'ın araştırması, bölgedeki petrol üreticilerinin Hürmüz'e alternatif olarak boru hattı projelerini ciddi şekilde ele aldığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, yıllar sürebilecek bu tür boru hattı projelerinin, boğazlardaki kırılganlığı azaltmanın tek yolu olduğunu belirtiyor. 1980'lerde İran-Irak Savaşı sırasında inşa edilen ve günde 7 milyon varil petrolü Kızıldeniz'deki Yanbu limanına taşıyarak Hürmüz'ü tamamen bypass eden 1.200 kilometrelik Doğu-Batı boru hattı, mevcut krizde Suudi Arabistan için stratejik bir can damarı haline gelmiş durumda.

ALTERNATİF KORİDORLAR DÜŞÜNÜLÜYOR

Suudi Arabistan'ın petrol şirketi Aramco'nun CEO'su Amin Nasser, ülkenin mevcut ana rotadan faydalandığını ancak günlük 10.2 milyon varillik üretiminin daha fazlasını karadan ihraç etmek için mevcut hattın kapasitesini artırmayı veya yeni rotalar çizmeyi değerlendirdiklerini açıkladı. Uzmanlar, Körfez ülkelerinin yaklaşımının artık sadece varsayımlardan değil, operasyonel gerçekliklerden hareketle şekillendiğini ve tekil projeler yerine daha dayanıklı bir koridor ağı hedeflendiğini vurguluyor. Bu strateji kapsamında, Hindistan'dan Avrupa'ya uzanan Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru ile Akdeniz'de İsrail veya Mısır limanlarına ulaşacak yeni enerji yollarının canlandırılması da gündemdeki seçenekler arasında yer alıyor.

EN BÜYÜK ENGEL MALİYETLER

Bu yeni boru hattı projelerinin önündeki en büyük engel ise devasa maliyetler. Yeni bir Doğu-Batı hattının benzerinin inşa edilmesinin maliyetinin en az 5 milyar dolar, Irak üzerinden geçecek çok uluslu hatların ise 15-20 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor. Coğrafi zorluklar ve ciddi güvenlik riskleri de diğer önemli engeller arasında bulunuyor. Irak'taki patlamamış mühimmatlar ve militan grupların varlığı gibi riskler, projeleri daha da karmaşık hale getiriyor. Umman'daki Salalah limanına yapılan İHA saldırıları, alternatif rotaların da tehditlerden tamamen muaf olmadığını gösteriyor. Kısa vadede en uygulanabilir çözümler olarak mevcut altyapıların genişletilmesi ve Suudi Arabistan'ın inşa ettiği derin deniz limanı gibi yeni terminallerin geliştirilmesi görülüyor. İngiltere'nin boğazın yeniden açılması için 35 ülke ile bir koalisyon kurma görüşmeleri devam ederken, Abu Dabi'nin Füceyre'ye ikinci bir hat için plan hazırlığı yaptığı ancak Hürmüz'ün uzun vadeli durumu netleşene kadar nihai kararların ertelendiği belirtiliyor. Mevcut enerji krizinin ölçeği göz önüne alındığında, bölgedeki statükonun çatışma öncesi durumuna dönmesinin beklenmediği vurgulanıyor.