Asya'daki jeopolitik gerilimlerin tırmanmasıyla birlikte Hindistan, tarihindeki en büyük silah alımını gerçekleştirerek askeri dengeyi yeniden şekillendirecek önemli bir adım attı.
ÇİN VE PAKİSTAN'A KARŞI GÜÇLENME
Pekin yönetimi ve Pakistan ile yaşanan sınır çatışmalarının ardından harekete geçen Yeni Delhi, Çin'in denizlerdeki yayılmacı politikalarını sınırlamak ve 2030 yılına kadar Hint Okyanusu'nda hakimiyet kurmak amacıyla yaklaşık 40 milyar dolarlık devasa bir savunma bütçesini onayladı. Bu stratejik hamle, bölgedeki güç dengelerini önemli ölçüde etkileyecek.
DONANMA GÜÇLENİYOR: RAFALE VE POSEIDON ZIRHSIZ KALMIYOR
Bu büyük bütçe dahilinde Hindistan Donanması, kendi ürettiği ilk yerli uçak gemisi INS Vikrant'ta görevlendirmek üzere 114 adet Fransız yapımı Rafale-M savaş uçağı satın alacak. Ayrıca, Hint Okyanusu'ndaki Çin nükleer denizaltılarını takip etmek ve etkisiz hale getirmek amacıyla ABD'den 6 adet son teknoloji P-8 Poseidon deniz devriye uçağı tedarik edilecek. Bu alımlar, Hindistan'ın deniz gücünü önemli ölçüde artıracak.
STRATEJİK ÖNEM: HİNT OKYANUSU'NDA KİMLER HAKİM OLACAK?
Dünya petrol trafiğinin %80'inin ve küresel ticaretin önemli bir kısmının geçtiği Hint Okyanusu, Çin'in bölgedeki stratejik limanları ele geçirerek Hindistan'ı abluka altına alma planları nedeniyle büyük bir güç mücadelesine sahne oluyor. Hindistan'ın bu milyar dolarlık yatırımı, yalnızca silah envanterini güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda Fransız teknolojisini yerli füze ve radar sistemleriyle entegre ederek savunma sanayisinde tam bağımsızlık hedefine ulaşmasına katkı sağlayacak. Bu durum, diğer kıyı ülkelerini de kendi güvenliklerini yeniden gözden geçirmeye itebilir ve küresel askeri pazarda Fransa'nın Rafale uçakları için yeni bir talep dalgası yaratabilir.



