Hindistan hükümetinin aldığı radikal bir karar, ülkede satılan tüm akıllı telefonlara kaldırılamayan bir devlet uygulamasının önceden yüklenmesini zorunlu kıldı. Bu gelişme, kullanıcı gizliliği ve devlet gözetimi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
90 GÜNLÜK UYUM SÜRESİ VE 'SANCHAR SAATHI' UYGULAMASI
Yeni Delhi yönetimi, teknoloji üreticilerine tanınan 90 günlük bir süre içinde, 'Sanchar Saathi' adlı siber güvenlik uygulamasının Hindistan'da üretilen veya ithal edilen tüm cihazlarda bulunmasını şart koştu. Uygulamanın, cihaz ilk kez açıldığında görünür olması ve işlevlerinin kullanıcılar tarafından kapatılamaması da alınan kararlar arasında yer alıyor. Hükümet, bu uygulamanın temel amacının çalıntı telefonların yerini tespit etmek ve kullanıcı adına açılmış sahte hatları belirlemek olduğunu savunuyor. Resmi verilere göre, bu sistem bugüne dek yaklaşık 2 milyon 600 bin telefonun konumunu belirlemeyi başardı.
HAK SAVUNUCULARINDAN TEPKİ: 'GÖZETİM ARACI' UYARISI
İnternet Özgürlüğü Vakfı (IFF) gibi hak savunucusu kuruluşlar, bu düzenlemenin yürütmenin dijital cihazlar üzerindeki kontrolünü "tehlikeli bir şekilde genişlettiğini" belirterek, devletin vatandaşlara "güncellenebilir bir gözetim aracı" dayattığı yönünde ciddi endişelerini dile getirdi. Siber güvenlik uzmanları da uygulamanın cihazdaki dosya ve mesajlara erişip erişmediğinin belirsiz olduğunu, gelecekteki bir güncellemeyle bu tür erişimlerin mümkün olabileceği ihtimalini vurgulayarak kararın "açık bir gizlilik ihlali" olduğunu vurguladı. Hükümetin, piyasadaki mevcut telefonlara da uygulamanın yazılım güncellemeleri yoluyla gönderilmesini talep ettiği öğrenildi. Bu durum, geçtiğimiz ağustos ayında Rusya'nın benzer bir adım atarak üreticilere "Max" adlı mesajlaşma platformunu yükleme zorunluluğu getirmesi ve hak savunucularının uygulamanın bir gözetim aracına dönüşebileceği yönündeki uyarılarını akıllara getirdi.



