EKONOMİ
Yayınlanma : 14 Ekim 2025 12:00
Düzenleme : 14 Ekim 2025 12:00

Hindistan'da yapay zeka eğitimi kırsala kayıyor: Bulut çiftçiliği dönemi

Hindistan'da yapay zeka eğitimi kırsala kayıyor: Bulut çiftçiliği dönemi
Hindistan'da "bulut çiftçiliği" adı verilen yeni bir iş modeliyle yapay zeka eğitimi, büyük şehirlerden kırsal bölgelere kayıyor. Bu model, küçük kasabalarda yaşayanlara küresel standartlarda kariyer fırsatları sunuyor.

Hindistan'da "bulut çiftçiliği" olarak adlandırılan yeni bir iş modeliyle yapay zeka eğitimi, büyük şehirlerden kırsal bölgelere doğru ilerliyor.

YAPAY ZEKA EĞİTİMİNDE YENİ MODEL

Hindistan'ın güneydoğusundaki Virudhunagar kasabasında, yüzyıllık tapınakların gölgesinde yeni bir çalışma alanı gelişiyor. Mohan Kumar, bu kasabada yapay zeka eğitimi alanında "veri etiketleme" işiyle uğraşıyor. BBC televizyonuna konuşan Kumar, yapay zeka etiketlemesi yaparak farklı kaynaklardan veri topladığını ve bu verileri etiketleyerek modelleri eğittiğini belirtti. Bu sayede modellerin nesneleri tanıyıp tahmin edebildiğini ve zamanla yarı denetimli hale gelerek kendi başlarına karar verebildiğini ifade etti.

BÜYÜK ŞEHİRLERDEN KÜÇÜK KASABALARA TAŞINAN İŞ GÜCÜ

Hindistan, uzun yıllardır Bangalore ve Chennai gibi büyük şehirleriyle bilişim hizmetlerinde küresel bir merkez konumunda bulunuyordu. Ancak son yıllarda şirketler, işletme ve personel giderlerinin daha düşük olduğu küçük kasabalara yönelme eğilimi gösteriyor. "Bulut çiftçiliği" olarak adlandırılan bu eğilim, yapay zeka tabanlı işlerin artmasıyla daha da hız kazandı. Mohan Kumar, büyük şehirler dışında çalışmanın mesleki imkanlarını sınırlamadığını, ABD ve Avrupa'daki aynı müşterilerle küçük kasabalarda da çalışabildiklerini ve eğitim ile beceri düzeyinin tamamen aynı olduğunu vurguladı.

İŞİ İNSANLARIN YAŞADIĞI YERE GETİRMEK

Mohan Kumar'ın çalıştığı Desicrew, 2005 yılında kurulmuş olup Hindistan'da bulut çiftçiliği modelini ilk uygulayan şirketlerden biridir. Desicrew Genel Müdürü Mannivannan J.K., "İnsanları iş için şehirlere taşımak yerine, işleri insanların yaşadığı yere getirebiliriz diye düşündük" açıklamasında bulundu. Mannivannan, fırsatların uzun süre şehirlerde yoğunlaştığını ve kırsaldaki gençlerin geri kaldığını belirterek, amaçlarının dünya standartlarında kariyerleri evlere yakın yerlere taşımak ve kaliteli işin her yerden yapılabileceğini göstermek olduğunu söyledi. Şirket, yazılım testi, yapay zeka eğitimi için veri seti oluşturma ve içerik denetleme gibi dış kaynak hizmetleri sunuyor. İşlerinin yüzde 30 ila 40'ını yapay zeka projeleri oluştururken, bu oranın yakında yüzde 75 ile 100 arasına çıkması bekleniyor. Çalışmaların büyük bir kısmı, ses kayıtlarını metne dönüştürme (transkripsiyon) üzerine yoğunlaşıyor. Mannivannan, makinelerin metni daha iyi anlaması ve yapay zekanın doğal biçimde çalışabilmesi için, insanların konuşma biçimlerindeki farklılıkları anlamayı öğrenmelerinin gerektiğini, bu nedenle transkripsiyonun oldukça önemli bir aşama olduğunu belirtti.

MEZUNLARIN POTANSİYELİ VE GELECEĞE YÖNELİK BEKLENTİLER

Merkezi Bangalore'de bulunan ve 2008'de kurulan NextWealth de kırsal dış kaynak modelinin öncülerinden. Şirket, Hindistan genelinde 11 küçük kasabadaki ofislerinde yaklaşık 5 bin kişiyi istihdam ediyor ve çalışanlarının yüzde 60'ını kadınlar oluşturuyor. NextWealth'un kurucu ortağı ve genel müdürü Mythily Ramesh, Hindistan'daki üniversite mezunlarının yüzde 60'ının küçük şehirlerden geldiğini ancak bilişim şirketlerinin genellikle sadece metropollerden işe alım yaptığını, bunun da büyük bir potansiyeli heba ettiğini belirtti. Ramesh, çalışanlarının çoğunun çiftçi, dokumacı veya terzi gibi mesleklerden gelen ailelerin çocukları olduğunu ve bu ailelerin genellikle çocuklarının eğitimini borçla karşıladığını söyledi. Beş yıl önce yapay zeka alanına geçen şirket, projelerinin yaklaşık yüzde 70'ini ABD merkezli müşterilerden alıyor. Ramesh, dünyanın en gelişmiş algoritmalarının Hindistan'ın küçük kasabalarında eğitildiğini ve doğrulandığını ifade etti. Yapay zeka ve üretken yapay zekanın önümüzdeki üç ila beş yılda eğitim, doğrulama ve gerçek zamanlı işlem alanlarında yaklaşık 100 milyon yeni iş yaratma imkanının bulunduğuna dikkat çeken Ramesh, Hindistan'ın küçük şehirlerinin bu iş gücünün omurgası olabileceğini ekledi. Hindistan'ın bu alanda rakiplerine göre avantajlı olduğunu vurgulayan Ramesh, Filipinler gibi ülkelerin bu alana girebileceğini ancak Hindistan'ın ölçeği ve erken başlamış olmasının kendilerine beş ila yedi yıllık bir fark kazandırdığını ve bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Ulusal Yazılım ve Hizmet Şirketleri Birliğinin (NASSCOM) eski danışmanı K.S. Viswanathan, büyüyen yapay zeka dış kaynak sektörünün ülkenin dijital ekonomisini yeniden şekillendirebileceğini söyledi. Viswanathan, "Silikon Vadisi yapay zeka araçlarını geliştiriyor olabilir ama o araçların güvenilir çalışmasını sağlayan günlük işler giderek Hindistan’ın bulut çiftçiliği endüstrisinden çıkıyor" dedi ve ekledi: "Eğer bulut çiftçiliği bu hızla büyürse, küçük şehirlerdeki Hindistan, iki on yıl önce bilişim hizmetlerinde olduğu gibi yapay zeka operasyonlarının da dünya merkezi haline gelebilir." Ancak Viswanathan, internet altyapısı ve veri güvenliğinin her bölgede aynı seviyede olmadığına dikkat çekti. "Yüksek hızlı internet ve güvenli veri merkezleri her yerde şehirlerle aynı düzeyde değil; bu da veri korumasını sürekli bir mesele haline getiriyor." Viswanathan'a göre asıl engel altyapıdan ziyade algı. "Asıl zorluk teknik değil, algısal. Uluslararası müşteriler küçük şehirlerin veri güvenliği standartlarını karşılayamayacağını düşünüyor. Oysa sistemler sağlam. Güven, teslim edilen işlerle kazanılır." NextWealth çalışanlarından Dhanalakshmi Vijay, "ince ayar" olarak adlandırılan bir süreçte görev alıyor. Modelin benzer nesneleri karıştırdığı durumları düzelterek, örneğin mavi bir kot ceketi lacivert bir gömlekten ayırmayı öğretiyor.